1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. FETÖ'yü İslamî Cemaatler, valiler ve belediye başkanları büyütüyor!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ'yü İslamî Cemaatler, valiler ve belediye başkanları büyütüyor!

A+A-

Fethullah Gülen denilen şaklaban, İblis, Belam, egosu tavan yapan adam Amerika’dan İsrail’den emir aldı, onların sağladığı imkanlarla hem ‘suret-i hak’tan görünerek en etkin İslamî gruplardan biri oldu hem de devlet içinde çöreklendi, buna kimsenin itirazı yok, öyle olduğu da ayan beyan ortaya çıktı.

Allah’ın emirleriyle hareket eden İslamî cemaatler, “Bir adım attıklarında yürüyecek olan, yürüdüklerinde koşacağını” söyleyen Rabbimizin sağladığı bütün imkanlara rağmen büyüyememiş ve etkin olamamışlarsa ciddi bir sorun var demektir.

Allah vadinden asla dönmez!

Amerika, İsrail ve Batı ülkeleriyle birlikte hareket eden sadece örgütler değil, her ne iş tutmuşlarsa her alanda büyüdü hepsi.

Yabancılarla ortak iş tutan işadamları da büyüdü.

Koç, Sabancı, Doğan Grupları’nın büyümesinin esas sebebi nedir sorusu, her alanda hep gerilerden gelen İslamcı Gruplar için de bir cevap olacaktır.

Cevabı da çok basit; disiplin ve denetim.

Yabancılar iş ortağı yaptıkları sermayedarları disipline ettiği gibi kontrol altında da tuttu, hiçbir yatırımı da ölçmeden biçmeden üretim maliyetinden pazar payına varana kadar araştırma yapmadan hayata geçirmediler.

Kurumsal kimlik denilen bir yönetim hiyerarşisi değil, üretimden pazara kadar her aşamasını belirleme yetkinliğiydi.

Fethullah denilen şarlatan hem rolünü iyi oynayan bir tiyatrocu hem de suflöre ihtiyaç duymadan mekana ve makama göre söz üreten bir vaizdi. Söz ürettiği kadar da kendisini yetiştirenlerle yaşadığı pratik hayat onu da disiplin altına aldırtan bir belirleyici kıldı.

Fethullah Gülen’in özel okul yatırımlarından çok daha önce özel okul açan cemaatler vardı; ondan önce gazeteleri ve televizyonları olan cemaatler ve siyasi partiler vardı; ondan önce şirketler kuran cemaatler ve siyasi partiler vardı; ondan önce vakıf, dernek kuran cemaatler ve siyasi partiler vardı; hepsi de gerisinde kaldı. Bir çoğunu da kurduğu kumpaslarla ellerinden aldı.

Mallarını almakla da yetinmedi İslamcıların çocuklarını da aldı, hem de kendi elleriyle teslim ettiler, kendilerinin verecekleri, ilgilenecekleri ne değerleri kalmıştı ne de takatleri.

AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeliği de yapmış bir arkadaşımı ziyaret ettim. Halasının oğlu da oradaymış. Kayınpederi yurtdışına kaçmış, “Eşin ne durumda” diye sordum, “Oyunu CHP’ye verdiğini hâlâ onların yanında yer aldığını” söyledi. Her şeyi konuşmuşlar, her gelişmeyi anlatmış, yine de inandıramamış. Çocukları da var, eşini de seviyor, “Boşanayım mı abi, onu da yapamam, aslında ne yapacağımı bile bilmiyorum” dedi.  Birbirlerini seven, çocukları olan karı-kocayı bile susturan, eve sessizliği reva gören bir yapıdan bahsediyoruz.

Allah bunların belasını verecek vermesine, siyasi irade eliyle de verdirtmeye başladı, ya bunlara bu fırsatı veren İslamî Cemaatler’in başına bir bela gelirse! Aslında çoktan gelmiş, kimse farkında değil, çocuklarımıza bir bakalım daha çok kimlere benziyorlar?

Allah vaadinden asla dönmez, Allah’a yürümeyi bırakın attığımız adımı bile bir süre sonra geri çekiyoruz, hiçbir işimizde hakkıyla verilen alın teri yok maalesef!

Bu milletin dinini, emeğini, bütün değerlerini sömüren Fethullah Terör Örgütü’ne karşı ihtilallere, 28 Şubat darbelerine denk millet adına yapılan en sarsıcı operasyonlar yapılmasına rağmen hâlâ İslamî Cematler’in hepsinin toplamından daha etkin varlık gösterebiliyorlarsa, hepimizin utanması gerekir!

Hepimizi tehdit eden bu örgüte karşı sağlam bir mücadelenin verilmesi gerekiyor. Belediyelerimiz paralel yapı üzerindeki yaptırımlarının mahkeme kararlarıyla durdurulduğunu söylüyor, kendi mülkünü kiraya veren belediyeler bile bunu söylüyor, alırsın yıkım kararı uygularsın, yıktıktan sonra mahkemeleşmeyi göze alamıyor musunuz? Ayrıca kendi mülklerinizi yıkacaksınız! Hadi içinde malzemeleri olan binalara dokunmadınız ya inşaat halindeki binaları nasıl seyredebilirsiniz? O da yetmiyor paralel yapının üniversitesinin toprak düzenlemesi yapılıyor, kanaletleri döşeniyor belediye tarafından, hem de bizlerin paralarıyla! 

Valiliğe bakıyorsunuz, paralelci müfettişe Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişler Başkanlığı uyarı cezası veriyor, Valilik Disiplin Kurulu uyarı cezasını da kaldırıyor. TURGEV yetkilileri kendi yurtlarına gece yarısı baskın yapan paralelci müfettişler hakkında şikayette bile bulunmuyor, olayın üzerine giden biz olduğumuz için soruşturma başlatılıyor. Paralel yapının kararlarını BARO’da uyguladığı mahkeme kayıtlarına geçen Baro Başkanı hakkında da en küçük bir işlem başlatılmıyor, hem de Vali’nin görevden alma yetkisi varken. Adam Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Yezit diyor, Vali Efendi kılını dahi kıpırdatmıyor. Belediye Başkanının, Valinin iyi insan olmasından bizene, iyi bir mücadele veremeyen insanlar nihayetinde!

Milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe başkanları ve sivil toplum örgütlerinin başkan ve yönetim kurulu üyeleri de iyi insan olabilirler ama hepsi iyi bir mücadele veremiyor.

Bütün bunlar nerede yaşanıyor? Başbakan şehri Konya’da!

Önceki ve Sonraki Yazılar