1. YAZARLAR

  2. Doğan HİSAR

  3. FETÖ'yle mücadele Cumhurbaşkanımız Erdoğan bitti dese de bitmez!
Doğan HİSAR

Doğan HİSAR

Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ'yle mücadele Cumhurbaşkanımız Erdoğan bitti dese de bitmez!

A+A-

FETÖ’yle ilgili mücadelemiz, uğraşılarımız ve gözlemlerimiz göstermiştir ki; gerek mahkemeler ve gerekse Yargıtay suçun bir soyut tehlike suçu olduğunun farkında değildir.

Genelde Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen suçlar, zarar suçu niteliğindedir.

Yani suç, failin kasten bir kimseyi öldürmesi ya da malını çalması, hakaret etmesi, tehdit etmesi şeklinde işlenmektedir.

Oysa FETÖ tehlike suçu işleyen bir örgüttür.

Bu suçun mahiyeti farklıdır.

Dolayısıyla sanıkların müstakilen suç oluşturan bir eylemi tespit edilmemiş olsa da cezalandırılması gerekir.

Burada fiil, devlet ve toplum için tehlikeli olduğu ve vehamet arzeden eylemleri bulunan bir örgütün üyesi olması nedeniyle niteliği itibarıyla tehlike suçu olarak düzenlenmiş silahlı terör örgütü üyesi olmak suçuna vücut vermektedir.

Hükümlerin bu ve buna benzer gerekçelerle kurulması gerekmektedir.

Bunun tüm adli mercilerce benimsenmesi ve uygulanması mücadelenin adliye ayağı için şarttır.

Sorunlu diğer bir konu da, FETÖ örgütünün tanınmamasından kaynaklıdır.

Bu konuda yazılanlar hep tipik batı tarzı örgütlenmiş, ideolojik yönü ağır basan Baader Meinhof, IRA, PKK gibi yapıları merkez almaktadır. Oysa FETÖ’nün hem kadro yapısı hem de işleyişi bu yapılardan farklı ve atipiktir. Yargıtay ve diğer derece mahkemelerinin kararlarında bu örgütler merkezli incelemeler değerlendirilerek yazılan eserlere atıflar yapılarak gerekçe oluşturulması, yanlış ve yanıltıcı olmaktadır.

PKK ülkemizi bölmeye dönük eylemler yapan bir örgüttür, FETÖ devlet yönetimini ele geçirmek için somut çalışmaları olan, ona güç yetiremediğinde ülkemizin parçalanmasını amaçlayan bir örgüttür; her iki örgüt de emperyalist ülkelerin taşeron örgütleri olsa dahi işledikleri cürüm, niyet ve üstlendikleri misyon farklıdır.

FETÖ’nün söz gelimi her kent için organizasyonu yine farklı olabileceği gibi, aynı kentteki üniversite içinde ve üniversitedeki birimler içindeki organizasyonu da farklı olabilmektedir.

Bu yapıyı şablonlarla çözmek imkansız denebilecek kadar zordur. Bu nedenle mahkeme kararlarında sanığın FETÖ içindeki hiyerarşik yeri tespit edilemeyebilir. Ancak bu ceza tayinine engel olmamalıdır. FETÖ şablonu içine sığdırılamayacak kadar FETÖ’ye hizmet eden sıfatsız insanlar da vardır. FETÖ’ye bağlı olmayan bağımlı hale getirilen birçok insanın, FETÖ’ye intisap eden insanlardan daha çok FETÖ yapılanmasında sermaye ve kadro dağıtımında katkı sağladığı görmezlikten gelinemez!

Mahkemeler, suçun tehlike suçu olduğunu sanık açısından uygulamakta tereddüt yaşamakla birlikte, suçun tehlike suçu olduğu gerekçesiyle müdahale taleplerini reddedebilmektedirler. Burada tehlike anayasal düzene ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin seçilmiş Hükümeti’ne karşıdır. Bu açıdan bakıldığında, Başbakanlık tüm Türkiye’deki davalara müdahil olabilmeli ve bu müdahillik talepleri kabul edilerek bir veri tabanı oluşturulmalı, ilginç ve önemli hususlar basın vasıtasıyla paylaşılmalı, kamuoyu bilinci sağlanmalıdır.

Konya adliyesi özelinde ve Türkiye’nin birçok yerinde soruşturma ve kovuşturma arasında bir çekişme ve gerilim, veri paylaşımında bir sıkıntı gözlenmektedir. Bazı sanıklar açısından soruşturma ve kovuşturma adeta birbirini yemektedirler. Adliyeler kaynamaktadır. Burada adliye ve kolluğun, FETÖcünün azı, çoğu olmaz diyerek, topyekün ve kararlı bir şekilde işin üzerine gitmesi lazımdır. Adliye ve kollukta aksayan kısım ve kanatlar tasfiye edilmeli, yerlerine yenileri getirilmelidir.

Yargılama sürecinde siyasi referanslar ve sivil toplum örgütlerinin referansları bir an evvel dava takiplerine dönüştürülmeli ya da yargı bağımsızlığının üzerindeki gölgeler sıfatları, konumları ne olursa olsun kaldırılmalıdır!

FETÖ ve benzeri örgütlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mücadelesi asla bitmeyecektir. Bu mücadele emperyalist ülkelerle Türkiye’nin mücadelesidir. FETÖ mücadelesinde aklımızın önüne duygularımızı geçiremeyiz, en küçük zafiyet daha büyük kayıplar vermemize sebep olacaktır.

Bazı insanların "FETÖ'yle mücadelemiz Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu mücadele bitti diyene kadar devam edecektir" demeleri politik bir ifadedir, bu mücadele sonsuza kadar devam edecek bir mücadeledir, karşımızda olan güç FETÖ'yü kullanan güçtür!

Önceki ve Sonraki Yazılar