1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. FETÖ mücadelesi kimseye emanet edilemeyecek kadar namusumuzdur!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ mücadelesi kimseye emanet edilemeyecek kadar namusumuzdur!

A+A-

FETÖ’nün işgal ya da kaos oluşturma girişimi maalesef devletimize ve milletimize yapılan bir darbe girişimi olmasına rağmen, devletimiz tarafından ciddi anlamda takip edilmedi, çok ciddi bir zafiyet gösterildi.

Başbakanlık’ın görevlendirdiği avukatların FETÖ Çatı Davaları’na müdahil olma talepleri bile bazı ağır ceza mahkemelerince reddedildi.

Kabul edilseydi ne olurdu o da ayrı mesele, bazı davalara müdahil olunduğu halde, davaları takip etme ya da üstünkörü rapor hazırlamaktan öteye geçilemedi.

Devletimizin her şeyden önce Türkiye genelinde açılan FETÖ Davaları’nın hepsini bir havuzda toplaması gerekiyordu. Bırakın davaların birbirleriyle bağlantılarını kurma çalışmasını, birçok dava parçalanarak dosyaların içi boşaltıldı.

Devletin Maliye Bakanlığı MASAK Raporları hazırlıyor, raporlarda geliri belli olmayan para girişleri tespit ediliyor, FETÖ’nün kurumlarına milyonlarca karşılığı olmayan paraların aktarıldığı raporlarda işleniyor, yüzlerce arsanın hazineden alındığı pafta numaralarına kadar yazılıyor, nedense ne bakanlık kendi hazırladığı raporlar üzerinden suç duyurusunda bulunuyor ne de mahkeme heyetleri ellerinin altında bulunan MASAK Raporları üzerinden FETÖ sanıklarına sorular yöneltiyor. Onunla da yetinilmiyor, davaların devleti temsil eden savcıları hazırladıkları mütalaada bu kadar belge olmasına rağmen FETÖ sanıklarının beraatını isteyebiliyor!

15 Temmuz Darbe girişimi sonrası kendi isteğiyle ihbarda bulunan o kadar çok insan var ki!

İhbarlar içinde devletimizden milyar dolarların nasıl ve kimler tarafından kaçırıldığı ifade tutanaklarında yer aldığı halde, ne savcılık bir iddianame hazırlayıp mahkemeyi bilgilendiriyor ne de mahkeme başkanlığı bu konuda suçlayanı mahkemeye çağırıyor!

İhbarda bulunanların içinde oda başkanlığı yapan insanlar da var. İşadamlarına kurulan kumpasların devlet içindeki maliye ayağında, işadamlarına müfettiş kontrolleriyle vergi ve vergi cezası kesilerek, daha sonra “Devlete vergi vereceğinize, himmet verin, cezalar sıfırlansın” diyen bir organizasyondan bahsediliyor. Bu işi kimlerin yaptığı da açık açık ifade tutanaklarına yansıdığı halde milyarlarca lirayı devletten kaçırdığı iddia edilen insanlar nasıl mahkeme huzuruna çıkarılmaz ya da Maliye Bakanlığına yazılacak iki satır yazıyla söz konusu iddiaların teyidi yapılmaz?

Geçen yıl bir ifade tutanağı yayınladım, aynı ifade tutanağını Sabah grubu da yayınladı hem de esas haber olacak kısmı sansürleyerek. O ifade tutanağında devletten milyarlar kaçırıldığı ve kimler tarafından nasıl kaçırıldığı anlatılıyordu. İşin o kısmına hiç girilmeden haber yapıldı, çünkü ifade tutanağında adı geçen şirketlerden hâlâ reklam alınıyordu. Gazetenin tutumunu bir yere kadar anlarız, şirketlerin kökünü kurutmak onların işine gelmeyebilir. Neden o ihbarı savcılık mahkemeye taşımadı?

Yayınlamış olduğum ifade tutanağı hakkında muhatap olan şahıs tazminat davası açtı. Şahsın avukatı devletimiz tarafından görevlendirilen, Yunanistan’a kaçan FETÖcü askerlerin iadesini isteyen avukatlardan biri çıktı.

Ortada bir iddia var, devletten milyarlar kaçırılmış, devlet adına görevlendirilen bir avukatın işi o iddiayı gördüğünde devletten kaçırılan milyarların peşine düşmek midir yoksa milyarlar kaçırdığı iddia edilen insanı para karşılığı savunmak mıdır?

Neresinden tutsan pislik, neresinden tutsan!

Israrla diyorum ki, FETÖ mücadelesi bir devlet ve millet mücadelesidir; kimseye emanet edilemeyecek kadar namusumuzdur!

Önceki ve Sonraki Yazılar