1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Ey Kürt kardeşim hangi kırgınlığın kızgınlığının önüne geçebilir!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Ey Kürt kardeşim hangi kırgınlığın kızgınlığının önüne geçebilir!

A+A-

90’lı yılların başıydı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Bilgin’di.

Konya Mazlum-Der Şubesi Diyarbakır’a yardım götürmüştü, biz de Konya Şube Başkanı Mustafa Akmeşe’nin arabasıyla gitmiştik.

Ahmet Hoca akademisyendi, Diyarbakır’ın Refahlı Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı, halk tarafından çok seviliyordu.

Diyarbakır’a Refahlı belediyeler şehrin imarına katkı sağlamak için iş makinalarıyla yetişiyor, İslamî vakıf ve dernekler de mağdur ve mazlum olan halkın ihtiyaçlarını karşılamak için her türlü yardımda bulunmanın sorumluğunu taşıyordu. Bizi birbirimize bağlayan Ümmet bilincimizdi.

PKK o gün de vardı, mağdur ve mazlum ettiği halkın çocuklarını zorla dağa kaçırıyorlardı, biz Konya’dan mağdur ve mazlum edilen halkın tenceresinde bir şeyler kaynasın diye çırpınıyorduk.

Doğudan gelen öğrencilerin bizde yeri başkaydı, asimile olmadıkları gibi biz onların diline dilimizi çaldırır, bir çok yerde de Kürt müsün sorusuyla karşılaşırdık. Bazen Kürt olduğumuzu söylerdik bazen Türk, hepimiz bu ülkenin insanlarıydık.

Diyarbakır’da Belediye Başkanı Ahmet Bilgin ağırladı bizleri, Suriçi Belediye Başkanı Cemal Toptancı’yla tanıştık sonra. Cemal Başkan öyle bir vurdu ki yüreklerimizden; “Diyarbakır çöp bidonlarından muz kabuğu çıkmaz” dedi.

Afgan evlerini gezdik, küçücük evlerde birkaç ailenin yaşadığını gördük, mağaraları kendilerine ev yapanları gördüğümüzde insanlığımızdan utandık. Bırakın öyle bir yaşantıya mahkum edilenlerin Kürt kalmasını, şahsiyetleri öldürülüyordu.

Diyarbakır çöplerinde muz kabuğu çıkmaz” sözü döndü durdu beynimizde, evet en küçük hilaf yok; sadece o söz beynimizden vurulmuşa döndürdü bizleri.

Bizler de kıt kanaat geçinen insanlardık, öyle gelirlerimiz ahım şahım bir şey değildi, sadece paylaşmayı biliyorduk. Ama bizlerin başını sokacak evleri, tenceresinde kaynayan aşları vardı. İçanadolu’nun Batı’nın bazı ilçelerinin Doğu’dan ne farkı var sözünün hiçbir geçerliği yoktu, Doğu neredeyse baştan sona öyleydi.

Doğu ve Güneydoğu halkı hizmet olarak ne gördüyse Refahlı Belediyeler ve AK Parti iktidarı döneminde gördü.

Başkan Bilgin ekmek fabrikası açtı, ekmek fiyatlarını dengelediği gibi yoksul ailelere kuru ekmek de olsa dağıtımını yaptı, küflenmiş ve patlamış su şebekelerini yeniledi. Diyarbakır halkının evine ekmek de girdi, su da.

Tuzukurular makarnacı ve kömürcü diye aşağıladıkları yoksul halkların hangi derdine derman oldular bunca zaman. Aç insanların sofrasına kuru ekmek dahi koymadılar. Soğuk kış gecelerinde donarak ölen insanları gündemlerine almadılar da, kömür gazından ölen insanların feryadına arsızca ortak oldular. Nerede yükselen bir ses varsa orada biter bu alçaklar, hiçbir acıya da ortak olmazlar, hiçbir sofranın ekmeğine tek dilim de koymazlar. Sadece slogan atarlar, sadece yoksulluk üzerinden hayvanca bağırırlar, tek bir yoksulun yarasını sarmadıkları gibi, kanayan yarasına vampir gibi üşüşürler. Dağa kaldırdıkları kız çocuklarıyla poz verir biri, diğeri öğrenci evinde melemen yapar. O kız çocuklarının resmini göremezsiniz melemenci medyada! “Polis kurşunuyla öldürüldü” haberiyle devlet katileştirilir, tam karşısında terörist siyasetçinin melemen yapan fotoğrafı servis edilir, yiyenlere afiyet olsun!

Suriçi Belediye Başkanı Cemal Toptancı, Devlet Bakanı Sacit Günbey’i uğurlamak istediği havaalanına sokulmadı, askerlerin namluları çevrildi üzerine. Devlet Bakanlarını belediye başkanlarının uğurlayamadığı günlerden geldik bugünlere. Bir tarafta terör kol geziyordu diğer tarafta beyaz toroslar.

Bugün Doğu’nun bir çok iline havaalanı yapıldı, hastaneler, yollar yapıldı; PKK terör örgütü onlara da saldırdı. HDP’nin devletten istediği tek bir yatırım çağrısı olmadı bugüne kadar, TÜSİAD bile rapor hazırladı, HDP kalkınma raporu diye tek sayfalık rapor hazırlamaktan uzak kaldı.

HDP’nin amacı bölge halkının kalkınması, halkın kurulu bir düzeni olması olmadı hiçbir zaman, düzensizlik devam etsin istediler, dağlarda kurdukları düzenlerinin devamlılığı için.

Kürt halkı Kürt olduğunu göğsünü gere gere AK Parti iktidarı döneminde söyledi. Yıllarca en iyi Kürt ölü Kürt’tür, Kürt kokusu gibi aşağılanmayı yaşayan bir halk, AK Parti iktidarında ırkın da mezhebin de insan olmanın önüne geçmediğini AK Partili Türk ve Kürtlerle birlikte verdikleri mücadeleyle eşitledi.

PKK’lı teröristler nasıl bölge halkına kan kusturduysa, beyaz toroslarla fail-i meçhul cinayet işleyenler de kan kusturdu. O günler devletin içinde terör örgütünden farksız devlet destekli örgütler kol geziyordu Doğu’nun bütün illerinde. Teröristler ne kadar korkutuyorsa bölge halkını beyaz toroslar da o kadar korkutuyordu.

OHAL vardı, gece sokağa çıkma yasakları vardı, toplanma merkezlerinden askerler tugaylarına, kışlalarına, alaylarına konvoyla götürülürken bile birkaç kez durdurulup hepsi birden aranıyordu; üzerleri aranan askerlerdi.

Yakılan köyler de oldu, boşaltılan köyler de. İnsanlar topraklarından koparıldı, akrabalar başka başka şehirlere savruldu.

AK Parti iktidarında Konya’ya ne yapıldıysa Diyarbakır’a da aynısı yapıldı, İzmir’e ne götürüldüyse Van’a da götürüldü, Trabzon’a ne verildiyse Ağrı’ya da verildi. Kürtlerin doğuştan kazandıkları haklar gasbedilmişti, hepsi tek tek iade edildi.

AK Parti iktidarında kart-kurt tanımlarından kurtarılan Kürt kimliği tanındı. Ne Türk’ün Kürt’e ne de Kürt;ün Türk’e üstünlüğü vardı, üstünlük Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında arandı.

Kürt kardeşlerimize sesleniyorum!

Köylerde, kasabalarda, küçük ilçelerde silah zoruyla HDP’ye verilen oyları anladık da büyükşehirlerde Diyarbakır’da, Van’da, Urfa’da verilen oyları anlayamadık kardeşlerim. Yıllarca sizlere korku yaşatan insanları niye tercih etmek zorunda kaldığınızı da anlamadık.

Bir kırgınlığınız varsa, hangi kırgınlık çocuklarınızı dağlara kaçıran, kız çocuklarınıza tecavüz eden, sizlere her günü zehir eden zalim ve teröristlere olması gereken kızgınlığınızın, kininizin ve nefretlerinizin önüne geçebilir!

Önceki ve Sonraki Yazılar