1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Ey devrimci arkadaş, “Üç fidan” için EVET demelisin!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Ey devrimci arkadaş, “Üç fidan” için EVET demelisin!

A+A-

Üç Fidan” diye okuttukları gençlerle büyüdün sen, bizler de etkilendik hikayelerinden, 6. Filo’ya karşı direnişlerini aklımızın bir köşesinde değil, beynimizin, yüreklerimizin en ortasında tuttuk.

1972 Meclisi’nde İsmet İnönü de vardı, Bülent Ecevit de.

İdam kararlarına ret oyu verdiler vermesine ama CHP milletvekillerinin büyük çoğunluğuna “Ret” oyu verdirmediler. CHP’nin 140 milletvekilinden 28’si idam kararlarına “Evet” oyu verdi, 47’si “Ret” oyu verdi. 66 CHP milletvekili oylamaya katılmadı, 2’si de çekimser oy kullandı. 28 milletvekili açıkça, 68 milletvekili de oylamaya katılmayarak, çekimser davranarak idam kararını onayladı; 96 CHP milletvekili idam kararını oylamış oldu, 47’si reddetti.

Hesap ortada devrimci arkadaş!

CHP’nin 47 milletvekili reddetti, iki katı çoğunluğunda CHP milletvekili idam kararını onayladı.

Bu utanç CHP’ye yeter!

İnönü’nün Genel Başkan, Ecevit’in Genel Sekreter olduğu bir parti isteseydi, oylamaya katılmayan milletvekillerini hizaya dizerdi, “Evet” oyu verenlerin de burnunu sürterdi.

140 CHP milletvekilinden sadece 47’si idam oylamasına ret oyu verdi; bu rakamı hafızana iyice kazı solcu arkadaş!

Bitmedi solcu arkadaş, Anayasa Mahkemesi’nde idam kararlarına itiraz etmek için 30 milletvekilinin imzası yetiyordu, CHP milletvekillerinden idam kararına ret oyu veren 47 milletvekilinden 30 kişi de çıkmadı imza veren!

Şimdi anlıyor musun bu CHP’nin nasıl bir oyun oynadığını, nasıl göstermelik yerlerde el kaldırıp, esas ellerini kullanması gereken yerlerde ellerini sakladığını.

Milletin hayrına olan bütün Anayasa Maddelerini iptal ettirmek için Anayasa Mahkemesi’ne koşmayı alışkanlık haline getiren Cumhuriyet Halk Partisi idam kararının iptalini Anayasa Mahkemesi’ne taşımak için kılını kıpırdatmadı, imza atma niyeti taşıyanların da önüne geçti.

Adalet Partisi “Üç fidanı” idam sehpasına gönderen, CHP de göz yuman ve onaylayan oldu.

Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’ni zaten bizler de mahkum ediyoruz. Onların durduğu yer de belli, bağlı oldukları yer de.

 

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan savunmalarında anayasaya bağlılık istiyorlardı. Anayasayı CHP kadar çiğneyen başka bir parti olmamıştır Cumhuriyet tarihinden buyana.

Bütün katliamların altında CHP’nin emri ve kanlı elleri vardır.

CHP’nin halkımız üzerindeki zulmü mezhep, etnik, inanç ve düşünce özgürlüğü hanelerinde kayıtlıdır.

Üç fidan, “Türkiye’de halklar yaşıyor” dedikleri için de sorgulandılar. Bu ülkede Kürtlere zulmeden, nerdeyse soykırım yaşatan CHP olmasına rağmen Kürt halkının dilini de kültürünü de anayasal bir güvence altına alan AK Parti oldu.

Barış sürecini katledenler emperyalist ülkelerin taşeronluğunu yapan silahlı terör örgütü oldu.

Bugün bütün emperyalist ülkelerin saldırdığı, karşısına aldı parti de AK Parti.

İdeolojik kavramlarla ne solculuk olur ne de “Tam bağımsız Türkiye” sevdalısı!

Gezi olaylarını başlatanlar, Gezi eylemlerinde gencecik fidanları vurdular. Gezi Parkı’nda çadırları yakanlar da Gezi eylemlerinde halkın üzerine sis bombası atanlar da aynı örgütün üniformalı teröristleriydi. Kürt-Türk, Alevi-Sünni ayrımcılığını yeniden ateşlemek istediler, başaramadılar. O alçaklar birçok darbe girişimine yeltendi. Anayasayı çiğnemekle yetinmediler, 15 Temmuz’da da darbe girişiminde bulundular.

Yine başaramadılar.

Amerika’nın besledikleri, emperyalizmin uşakları ister PKK olarak sürülsünler halkımızın üzerine, ister FETÖ olarak, milletimizin karşı koymasıyla besleyicilerinin yanlarında soluk alıyorlar. Emperyalizme karşı olduğunu söyleyen bütün sol örgütleri emperyalistlerin beslediğini, beslemelerini üzerimize saldıklarını sen de biliyorsun bizler de.

Proletarya üzerinden kurulan dağ burjuvazisine, meclis burjuvazisine, işçi sendikaları burjuvazisine, sanatçı burjuvazisine, yazar burjuvazisine, akademisyen burjuvazisine, slogan üreticilere gereken cevabı sen vereceksin. “Sloganlarınız halk da olsa, halkalarınız emperyalistlere bağlı” deme zamanı gelmiştir.

Bu ülkede ilk kez askeri vesayet kaldırılmıştır.

Bu ülkede ilk kez emperyalistlere boyun eğmeyen bir iktidar varolmuştur.

Bu ülkede ilk kez darbelere karşı koyan bir halk doğmuştur.

Bu ülkede ilk kez şehit düşen fidanların varisleri darbecileri yargılamaktadır.

Bu ülkede ilk kez karnından konuşan değil, emperyalistlere meydan okuyan bir lider vardır.

O meşhur marşı yüksek sesle haykırarak, “Amerika defol” deme zamanı soyutluktan somutluğa erişmiştir.

Bu sandık aynı zamanda “Üç fidan”ın hesabını sormak için ayaklarına kadar getirilmiştir.

Evet” demek için yıllarını bekledin.

 “Hayırcılara” da demokratik darağacını kuran ilk sen olmalısın devrimci arkadaş!

Önceki ve Sonraki Yazılar