1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Evet bir tercih değil, bedel ödeyerek kazandığımız bir hak olacaktır!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Evet bir tercih değil, bedel ödeyerek kazandığımız bir hak olacaktır!

A+A-

Partili Cumhurbaşkanlığı, anayasa maddesi olarak referanduma sunulacak, kaç yıldır gündemde olan memurların siyasi partilere üye olabilmelerini sağlayan yasa teklifi taslağı askıda bekletiliyor, on sekiz yaşında bir gencin milletvekili olması bile memurların siyasi partilere üye olabilmesinin önüne geçti.

Başkanlık sistemine geçişte bir adım daha atılmış oldu. Bizim gibi toplumlarda uygulama gösterilmeden toplumsal bir mutabakat sağlanamıyor ya da askeri bir yöntemle uygulamalar halkımıza dayatılıyor; bir türlü sistem meselesini kişilerden ayrı değerlendirme tartışmasını yapamıyoruz.

On dört partinin Cumhurbaşkanı adayına karşın AK Parti’nin kurucu lideri Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi. Partili Cumhurbaşkanı tartışmalarının saçmalığını pratiği olan bir uygulama zaten ortadan kaldırıyor. Esas tartışılması gereken şey yönetim modeli olmalıdır.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi öncesinde de siyasi partilerin milletvekilleri iktidar partileri tarafından ya da koalisyon hükümetleri tarafından belirlenen adayı Cumhurbaşkanı seçiyordu.

Turgut Özal ve Süleyman Demirel kendi seçtirdikleri milletvekilleri tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Ahmet Necdet Sezer koalisyon hükümeti milletvekilleri tarafından, Abdullah Gül de Ak Partili milletvekilleri tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Halkımızın Cumhurbaşkanını seçecek iradeye gelmesi Türkiye için bir devrimdir; halkımız iradesini kimseye emanet etmeden kendisi belirlemektedir.

Yerel yönetimler yasası ve büyükşehir belediyeleri yasası başkanlık sisteminin alt yapılarını oluşturan yasalardı, birkaç yıldır da uygulanmaktadır. İlçe belediye başkanları da belde belediye başkanları gibi hiçbir gerekçe gösterilmeden kaldırılmalıdır. Büyükşehir belediyelerinin atadığı daire başkanlığı düzeyinde bir yönetim biçimine bir an evvel kavuşturulmalıdır. Büyükşehir belediye başkanları, ayrı partilerden ilçe belediye başkanlığı yapanlara karşı siyasi mesafe koyabilmekte, kendi partisinden olan belediye başkanlarına gösterdiği yakınlığı göstermemektedir; olan ilçe halklarına olmaktadır.

Büyükşehir yasasındaki zamana yayılan uygulama modelleri Cumhurbaşkanlığı yasasında da benzer sorunları beraberinde taşıyacaktır, mecburen başkanlık sistemine geçecek olan Türkiye’ye anlaşmalı maddelerin kabul ettirilmesi aslında zaman kaybından başka bir şey olmayacaktır.

Lafı eğip bükmenin bir anlamı yok!

Başkanlık sistemine geçildiği gibi valiler de seçilmelidir, irade paylaşımına son verilmelidir. Öyle bir saçmalık yaşıyoruz ve kendimizi kandırıyoruz ki; valiyi atayan da siyasi irade, belediye başkanlarını belirleyip halkımıza seçtirme ataması yaptıran da siyasi irade; atayan da seçtiren de aynı merkez olduğuna göre atanmış ve seçilmiş tartışmalarının yapılması da safsatadan başka bir şey değildir.

Referandum sürecini hepimiz fazlasıyla önemsemek zorunayız. Halkımızın referandum sürecinde gösterdiği gayret bir birikim ve anlatımla da donanım zırhlarına kavuşturulmalıdır ki, Partili Cumhurbaşkanı seçimi sonrasında da model tartışmaları yapan değil, model taslakları sunan sivil bir iradeye kavuşacak insan potansiyelleri oluşturulabilsin!

Referandumda “Evet” deme tercihimizi değil, “Evet” deme hakkımızı kullanacağız.

Devletimize, ülkemize, milletimize hayırlı olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar