1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Eteğindeki taşa sahip çık, onların hedefi bellidir!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Eteğindeki taşa sahip çık, onların hedefi bellidir!

A+A-

1 Kasım öncesi muhalefet partisi liderlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yüklenmeleri anlaşılabilir bir şeydir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı koruma hevesiyle Abdullah Gül ve Bülent Arınç’a yüklenmek ne kadar yanlışsa, onların da koruyuculuk görevi yüklenen insanlar üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ince göndermelerde bulunması o kadar yanlıştır.

Aile büyükleri arasında bir taraf gerginlik oluşturduğunda ailenin fertleri yıllarca büyük bildikleri insanların kendilerine mesafe koymasından endişe duyar, yanlarında kendi büyüklerini rencide edici bir söz söylenmedikçe de karşı tarafa “Siz bizden daha yakınsınız birbirinize, bize laf düşmez” diyerek, bağın kopmasının önüne geçecek endişeli dillerini korurlar.

Aslında kimin haklı kimin haksız olduğu çok iyi bilindiği halde, hem de kendi büyüğüne karşı bazen diğer büyüğün yanında suskunluğunu muhafaza eder, yutkundukları ileri geri konuşulma denilmeyecek hakikatler dahi olsa maslahat telkini sözün zamanını bekletir.

Akrabalık bağlarımızda, ticari ortaklıklarımızda bunun binlerce örneği vardır, ne yazık ki siyasi meselelerin kazanımları tek taraflı kendimize kazanç sağlatacak diğer tarafta ülke insanının hepsine kayıp yaşatacak bir durumdaysa tercihlerimiz ve sahiplenmelerimiz aynı korkuyu ve endişeyi yaşatmaz bizlere.

Kraldan fazla kralcı kesilmek olarak yorumlamıyorum, en baştan söyleyeyim, bir çok taraf olanların şahsi bir kazançları olmadığını da biliyorum ama sabır ve feraset bazı şeyleri erteletmelidir.

Bir avuç azgın azınlık dediğimiz kişiler her yapının içinden çıkar, kendilerine yer edinmek isteyen insanlar kitleleri de kendi nam-ı hesaplarının içine dahil edecektir.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün CHP ve HDP Genel Başkanlarına taziyede bulunması insani bir davranıştır; Başbakan Davutoğlu’nun ‘taziye, devleti yönetenlere dilenir’ beklentisine karşılık Sayın Gülü’ün hâlâ kendini devleti temsil eden Cumhurbaşkanı makamında görecek bir üslup kullanması şık olmamıştır, doğrusu Başbakan Davutoğlu’nun yaygın kanaatleri Gül’e söyleyecek duruma gelmesi de bir seçmen baskıdır, Sayın Başbakanımızın bir çok insan tarafından söylenmiş sözün tekrarını yapması da karşılıklı mesafenin korunmasına hizmet etmiştir.

AK Parti’nin kurucu lideri Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Genel Başkanı da Başbakanımız Davutoğlu’dur.

AK Parti seçmeni iradesi de durduğu zemin de sağlam bir seçmendir; sitemle söylenmiş sözleri de, içinde artniyet taşıyan ifadeleri de zifiri karanlıkta dahi gelse ayak seslerinden tanır.

İnsanların yıllara dayalı görünen geçmişleri olduğu gibi bir de siyasi alan dışında bizlerin çok sonraları görebileceğimiz, gördüğümüz geçmişleri de vardır. Bülent Arınç’ın paralel yapıyla ilgili yargı kararını beklemeyi hukuka bağlaması, bu geçmişin izlerini taşımaktadır. Örneklendirme denkleminde zaman kıyaslaması yapılmaması niyeti açık etmektedir.

Türkiye çok zor bir süreçten geçmektedir, insanların bağlantılarını görmezden gelmek ne kadar yanlışsa, Arasat’ta durmayı tercih eden insanları taraf olmaya zorlamak da yanlıştır; madem ne tarafta durduğunu bilmekteyiz, kendini Arasat’ta gösterme çabasını kendimizce yayacağımız zaman dilimine kadar bizler de öyle gördüğümüzü hissettirmeliyiz, zaten ne biz inanmaktayız öyle olduğuna ne de bizim kendilerini öyle göreceğimize onlar inanmaktadır.

Büyütmek istediklerimizi büyültülmüşlerce büyütemeyeceğimizi hepimiz bilmekteyiz. Bizlerin muhatabı sadece milletimiz olmalıdır. Gereksiz tartışmaların içine kendimizi çektiğimizde, gerçekte küçük olan meseleleri, tartışmaya açılan meselenin büyüklüğünün denkliğine kendimiz çıkarmış oluruz. Bazı şeyler yerinde kalmalıdır ki, boyunu uzatan bizler olmayalım!

Biz Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’na güveniyoruz, devlet adamlığına güveniyoruz, birikimine güveniyoruz, hatası yüzüne vurulduğunda mahcubiyetine de güveniyoruz.

Sayın Başbakanımız seçilmiş bir Genel Başkan’dır, parti içinde ortak aklı işletme kabiliyeti olduğu kadar, Erdemliler Hareketi’ni de kendi mecrasına çekecek bir mahirlik göstermektedir.

AK Parti’nin Genel Başkanıyla kurucu büyükleri arasında sıfat farkı vardır, üslupları, davranışları, yaklaşımları herkesi kendi şahsiyetinde değerlendirmelerimizin sıralamasına alacaktır; bizler için ilk sırada yer alan kişi her zaman Genel Başkanımız olacaktır.

Siyasette temiz kalmak ne kadar önemliyse, sözlerle siyasi yapıyı kirletmemek ondan daha öncelikli bir öneme sahiptir.

1 Kasım’a kadar geçmişimiz olan insanlara karşı bir sözümüz olmamalıdır, ondan sonra söz söyleme sahipliğinde olanlar birbirlerine sözleri varsa söylemelidir.

Siyaset, imtiyaz, yakınlık halindeyken uzaklaşmak aşk gibidir; insanı yaşı kaç olursa olsun çocuklaştırır.

Kimse yıllarca geçmişi de olsa kendini seçmen karşılığı olduğu zehabına kaptırmamalıdır, ince göndermelerden tek bir tanesi Cumhurbaşkanı Erdoğan her hangi birine göndermiş olsaydı, yüzlerine bakan da olmazdı.

Üzerlerine gidildiğinde parti kurma tehdidinde bulunulmasının bir anlamı kalmamıştır, 7 Haziran seçimleri öncesinde yüklenilen görev yine yerine getirilmiştir. Söylenecek çok laf var, lakin…

Herkes eteğindeki taşlara sahip çıkmalıdır, o taşların atılacağı hedef bellidir! 

Önceki ve Sonraki Yazılar