1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Erdoğan’ın vefasını, siyasi hasılata çevirenlerden bıktık!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan’ın vefasını, siyasi hasılata çevirenlerden bıktık!

A+A-

AK Parti Olağanüstü Kongresi nihayet gerçekleşti, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan partinin başına geçti.

AK Parti Kongresi’ne Sayın Abdullah Gül katılmasa da, Bülent Arınç katıldı.

Abdullah Gül’ün katılması, kendisi için parti tabanında yeni bir sevgiyi kazandırabilirdi, Bülent Arınç ağzıyla kuş tutsa bundan sonra o sevgi kendisine ulaşacak gibi gözükmüyor.

Sayın Ahmet Davutoğlu’nun her ne kadar Konya mitinginde ağzından bir “Evet” çıkmasa da, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın partiye üyeliğinde de, Olağanüstü Kongre’de de kendini olması gereken yerde gösterdi.

Sayın Abdullah Gül’ün sitemine AK Parti Genel Merkez’in kulak kabartması yerinde olacaktır, “Siyaset düşünmüyorum ama siyasi değerlendirmelerim” olacak sözü, Sayın Gül için bağlayıcı bir sözdür ve aynı zamanda bir söz vermedir.

Genel Merkez bundan sonra, Gül saldırılarının önüne geçecek bir duyarlık göstermelidir. Şahsım adına partinin kuruluşunda büyük  emek veren bir insan olduğunu biliyorum, diğer taraftan hazzetmediğimi de söylemeliyim ama bu insanlar birkaç kendini bilmez insanın hedefine de konulmamalıdır.

AK Parti MKYK listesinde birkaç tartışmalı isim var, keşke olmasaydı, o kadar insan içinde şaibeli tek insanın listede yer alması AK Parti seçmenini incitmektedir.

Lider sevgilerimiz liderin her tercihini onayladığımız anlamına gelmiyor, siyasi kazanımlarımız ve mazlum dünya halklarının beklentileri, ister istemez eleştirilerimizi de cılızlaştırıyor.

Bir insanın siyaset düşünmesi ya da siyasetin içinde olması, düşüncelerini sınırları içinde seslendirmesine engel olmamalıdır. Farklı ortamlarda herkesle aynı dili kullanan insanlar, Grup Toplantıları’nda, İstişare Toplantıları’nda eksiklikleri, yanlışları, oluşturulabilecek algıları rahat bir şekilde konuşabilmelidir ki, daha fazla yanlışlara düşülmesin.

Kaderin üstünde bir kader” olduğuna inanıyorsak, kaderlerimizin kimsenin iki dudağının arasında olmadığına da inanmalıyız.

AK Parti sadece Türkiye’nin partisi değildir, sınırlarını aşmış bir partidir.

Doğu’nun umudu, Batı’nın kendisiyle yüzleşmesini sağlayacak bir parti olduğunun farkında olmalıdır.

Öncelikle kendi tabanının umutlarını yeşerten sonra da kendisiyle yüzleşen bir erdem göstermeli, yeniden erdemliler hareketi gömleğini giymelidir.

Selçuklu’nun, Osmanlı’nın nasıl bir ömrü varsa, bu hareket kendi değerlerini yaşattığı gibi, bu değerleri ayakta tutan insanları da yaşatmalıdır ki, ömrü bereketli olsun.

Boş konuşan değil yerinde konuşan, beklentilerin peşinde koşan değil gerektiğinde yerinde sayan bir anlayışı diriltmek zorundayız.

Hepimiz siyasi hareketin içinde yer almak zorunda da değiliz ama hepimizin doğru olanları seslendirme sorumluluğu vardır.

AK Parti, üzerindeki bütün vesayetleri kaldırmıştır, en acı olanı kanaat önderlerini de tüketmiştir. Hakkıyla laf söyleyen, söylediği sözün tesiri olan kimse kalmamıştır.

Çok büyük işler yapıldı, hayal edemediğimiz işler gerçekleştirildi. Hem ekonomik anlamda geliştik, hem bütün yasakların kaldırılmasına tanıklık ettik.

Büyük devrimlere imza atıldı.

Kimse inkar edemez.

Sadece tüzüğe konulan “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesi, öncelikle kendi değerlerimizi ayakta tutan insanları yaşatmakla başlasın. Kırk yıldır bir arpa boyu yol aldırmayan, dahası geri saydıran insanlardan arınma zamanı gelmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın arkadaşlık vefasını, siyasi hasılata çevirenlerden bıktık!

Önceki ve Sonraki Yazılar