1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Erdoğan'a; Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş sahip çıkmalıdır!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan'a; Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş sahip çıkmalıdır!

A+A-

Başbakan Erdoğan’a karşı kurulan kumpas, uluslararası düzeyde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne dönük bir yıkım hareketidir.

Muhalefet partileri sine-i millete dönüş gerektiren bilinçle hemen sine-i meclise dönüş hamlesini milli irade sorumluğunda  yerine getirmelidir.  

Fetullah Gülen’in şok ses kaydı” başlığında yayınlanan telefon konuşmaları göstermektedir ki, Fetullah Gülen’e yapılacak şeyler sadece onaylatılmaktadır. Fetullah Gülen’in kendi geliştirdiği senaryolar talimat şeklinde muhataplarına ulaştırılan değildir, muhatapları tarafından yapılması gereken şeyler sadece Gülen’e onaylatılmaktadır.

Çözüm sürecinin baltalanması, bu ülkenin yeniden kan kaybı olacak, sadece Türk-Kürt kavgası ateşlenmeyecek, bir çok ayrımcı hareketler de sokaklarda kardeş kanı dökecektir.

Uluslararası bağlantıları tescillenmiş bir Türkiye dizaynında, gerçek bile olsa ülkemizi işgal eden emperyalist güçlerle uğraşmak, yolsuzluklarla uğraşmanın önüne geçmelidir. Bizler, kendi hırsızımızın cezasını kendimiz kesen bir devlet geleneğinin temellerini atan, gerektiğinde cezaevlerinde tuttuğumuz hırsızları bile işgal kuvvetlerinin karşısında silahlandıracak bir anlayışa sahip olmalıyız.

Ses kayıtlarında, sevdikleri ülkenin İsrail olduğunu söyleyenlere karşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne olan sevgimiz de bağlılığımız da sınanacaktır! 

Tek başına iktidar olan AK Parti’ye ve güçlü liderine bu kumpası kuranlar, muhalefet partisi liderlerini serçe parmaklarından oynatacak güçtedir. Uluslararsı güçler tarafından ihale alınan iktidarı yıkma projesine destek olan herkes vatan hainidir. Hükümet yıkıldığında kendini paralel yapıya teslim edecek olan siyasi hareketlerin gerçek patronları emperyalist güçler olacaktır.

Bir yapının içinde hırsız, haydut, ajan olabilir, esas olan bir yapının başındaki adamda bütün bu özelliklerin olmasıdır. Her parti liderinin etrafında bunlarla birlikte aynı yere hizmet eden adamlar hem de birinci halkada mevcuttur, hepsi kendini temizlemelidir. Suret-i haktan gözüküp, kışkırtıcı olan her kim varsa, onların maskeleri de yırtılmalıdır. 

Aynı kaynaktan beslendiklerini iddia ettikleri Recep Tayyip Erdoğan'a bunları yapabilen parelel yapı, diğer siyasi parti liderlerine neler yapmaz!

Devlet içinde, hem de devlet imkanlarıyla devleti yıkmak isteyen emperyalist güçlerin yerli ajanları, siyasi partilerin içinde de cirit atmaktadır. 

Muhalefet partileri hükümeti yolsuzlukla suçladıkları kadar, paralel yapılanmaya dillerinde söz söyleyecek mecal gösteremiyorsa, teslim alındıkları gerçeği tartışma götürmeyecektir.

Suçlayanın suçlanandan daha kirli olduğu bir tartışmada, suçlananın yanında yer almak, suçlayana karşı direniş göstermek milli iradenin darağacından kurtarılması anlamına gelmektedir.

Darağacında sallandırılmak istenen Başbakan Erdoğan suretinde milletin ta kendisidir.

Siyasi ayrım yapma zamanı değildir; aynen milli takım maçlarında bütün farklı takımları tutan taraftarların yenilgiye hep birlikte üzüldüğü, zaferini hep birlikte sokaklarda kutladığı bir duygu selinin acısını da sevincini de birlikte yaşayacağız.

Kazandığımızda hepimiz kazanacak, kaybettiğimizde hepimiz kaybedeceğiz.

İktidar partisi ve muhalefet partileri gerekli olan anayasal ya da yasal düzenlemeri birlikte çıkarmalı, uygulanması hususunda aynı sorumlukları taşımalıdır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e büyük görevler düşmektedir.

Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve muhalefet partisi liderlerini aynı masa etrafında toplamalıdır. Devletin elinde olan uluslararası komplo belgeleri de, paralel yapılanmayla kurulan bağlantılar da, ne kadar bilgi ve belge varsa gizlilik şartı esas alınarak paylaşılmalıdır.  

Türkiye’nin bağımsızlığına kasteden, milli iradeyi katletmeye yönelik oyunlar bozulmalı, Başkumandan komutasında siyasi, hukuki ve askeri tedbirler alınmalıdır.

İktidar partisinin de, muhalefet partilerinin de birbirlerini yolsuzlukla suçlayabileceği bir çok belge mevcuttur. Seçim propagandalarında yolsuzluk suçlamalarından kaçınılmalı, projeler anlatılarak, hep birlikte uluslararsı güçlere ve paralel yapılanmalara dönük neler yapılacağı seçim vaatlerinde anlatılmalıdır.

Kendi partisinden yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle ihraç edilen bir adam yeniden partiye ikna edilerek alınıyor ve büyük bir coşkuyla adaylığı açıklanabiliyorsa, yolsuzluk propagandasıyla seçim kazanma hayalleri kurmak aldatıcı bir serap olacaktır.

Şimdi, müttefik ülkelerin üzerimize  sürdüğü işgal kuvvetlerinin saldırılarına karşı, cepheye koşma zamanıdır; bütün siyasi hırsızlarımızı savaş bittiğinde hep birlikte cezalandıracağız!

Türkiye'de ilk kez Başbakan ve muhalefet partisi liderlerinin yan yana durduğu bir basın toplantısı hayalini, gerçeğe dönüştürmek; zor olmasa gerek!

Bu savaşta vatan hainlerinin cezası; Milletimizin Başkanlığında, Milli Mahkemelerde kesilecektir!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar