Hakikat PERVER

Hakikat PERVER

Yazarın Tüm Yazıları >

EMBESİL

A+A-

Kaç yıl önce karşılaştık hatırlamıyorum.

Geçen hafta yıllar sonra yine oturduk.

Son görüşmemizde ona dair bir anekdot aktarmıştım.

90’lı yılların başlarında panel, konferans ve tiyatrolarda yer bulunmazdı.

Bir panel programına birlikte gitmiştik.

Konuşmacılardan birkaçı salonda hem konuşuyor hem de sigara içiyordu.

Uzun süreceğe benziyordu tartışma, biz o zamanlar daha çok münazara kavramını kullanırdık, yirmi dakika ara verilmişti.

Arada bizler de sigaramızı içtik, programın başladığı anons edildiğinde yerimize geçmek için kapıya yöneldik. Arkadaşım önde ben arkada yürüyorduk, aramıza birkaç bayan dinleyici girdi.

İçlerinden biri arkadaşımı işaret ederek “Tam bir embesil” dedi.

O bayanı ben de arkadaşım da tanıyorduk.

Embesil”in ne anlama geldiğini bilmiyordum, aralarında hafiften kıkırdamalar olduğunda iyi bir şey söylediklerine hükmettim.

En besili” anlamına gelecek bir vücudu yoktu, ne zayıftı ne de vücudunda fazlalıklar vardı.

Bu yaşananı arkadaşıma hiç anlatmamıştım, ta ki yıllar önce oturduğumuz güne kadar. Ona da söyledim yıllar önce ne anlama geldiğini bilmediğimi, hatta keşke bana söylenseydi diye “Kıskançlık” taşıdığımı da itiraf ettim.

Enbesil”in fikirsel anlamda en beslenmiş insan anlamına geldiği tanımlamasını kafamdan uydurmuştum belki ama yıllarca da inandım buna.

Geçen hafta “Kimdi benim için embesil diyen” diye sordu.

Unutmamış…

İçimde merhamet adlı bir çınar büyüttüğüm gibi, sinsi, hain, alçak bir de adını benim bile koyamadığım zehirli bir yaban ağacı büyütüyorum.

Aslında hiç öyle bir olay yaşanmadı, kimse onun için “Embesil” de demedi. Herkesin haklı bulacağı bir meselede saçma sapan savunmalar yaparak meselenin aslî zeminden kaymasını sağlaması canımı sıkmıştı, bir anda böyle bir yaşanmışlık uydurmuş, canını acıtmak istemiştim.

Yıllarca beynini “Embesil” kelimesinin kemireceğini bilen alçak bilgiçliğim, korkunç bir intikam menzili oluşturmuştu.

Nihayet geçen hafta rahatladı, bu kez de “Embesil olmasaydım bu kadar kafaya takmazdım” dedi.

Canımı sıkanların, canını acıttıklarım vardır böyle, öyle masum bir yüz takınırım ki, “Sen öğrenciyken ne kadar zayıftın” diyebilirim mesela. İçini kemirsin, ikide bir aynaya baksın isterim, ben unuturum o sözün muhatabı asla unutmaz, bilirim!

Önceki ve Sonraki Yazılar