1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Diriliş Ertuğrul’dan Kut’ül Ammare Komutanı Halil Paşa’ya
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Diriliş Ertuğrul’dan Kut’ül Ammare Komutanı Halil Paşa’ya

A+A-

Akrabalarımızdan bir çiftin çocukları oldu, adını Ertuğrul koymuşlar. TRT 1’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisi çocuklarının isim babası olmuş. Ben de Diriliş Ertuğrul dizisini ilk bölümünden buyana izliyorum.

Bizim çocukluğumuzda Cüneyt Arkın’ın sinema filimleri, kahramanlık ve fazilet duygularımızın gelişmesinde çok etkili olmuştu. Sinema çıkışlarında bir gün Kara Murat, diğer gün Battal Gazi olurduk. Kendi aramızda gerçekleştirdiğimiz rol paylaşımlarında Bizans Komutanı ya da Bizans askeri olmaya hiç birimiz yanaşmazdı.

Sonra Aydemir Akbaş gibi adamların bile etrafında onlarca kadının koşuşturdu seks filimleri sürüldü piyasaya. “Şu bacaksız ve tipsiz adamın etrafında o kadar kadın pervane oluyorsa, bizlerin etrafında yüzlercesi pervane olur” dedirttiler, hepimiz şehir hayatını özleyen, azgın kadınların yakışıklı erkekleri beklediği bir düşün içine itildik.

Türk tarihi, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinde inanılmaz kahramanlıklar ve en zor şartlarda bile insanlık dersi veren bir insanlık tarihimiz var.

Ertuğrul dizisinde din adamı Muhyiddin İbn Arabi’nin nasıl devlet ve millet meselesinde çaba gösterdiğine de tanıklık ediyoruz. Bey beyliğini, oba halkı en az Bey kadar sorumluğunu bilen bir yaşam ahlakı gösteriyor. Entrikalar her dönem olmuş, şimdi de var, kıyamete kadar da olacak.

Bu milletin tarihinden utanç duyuracak bir düşmanlık beslendi, düşmanlardan bile daha çok kendi kanımızı taşıyan insanların saldırılarına uğrayan bir tarih mağduriyeti yaşıyoruz.

Binlerce Türk insanı, “Hepimiz Ermeniyiz” diyebildiği halde, aynı seslenişleri “Hepimiz Türküz, hepimiz Kürdüz” sloganına dahi dönüştüremedik.

Bizim tarih kitaplarımızda ne Amerikan askerlerinin İstanbul’u işgalini okuyabildik ne de on üç bin İngiliz askerlerinin Komutanlarıyla birlikte esir alındığı, on binlercesinin öldürüldüğü Kut’ül Ammare Zaferi’ni okuyabildik. Tarih kitaplarımız bile hala kuşatma altında. Kendi tarihimizi yazabilecek bağımsız bir tarih varisliğini gösteremiyoruz.

Diriliş Ertuğrul dizisi emsalinde Çanakkale Zaferi kadar önemli bir zafer olan Kut’ül Ammare Zaferi’nin de dizisi yapılmalı, filmi çekilmelidir.

Osmanlı Ordusu’nun Türk, Kürt, Laz, Çerkez; her ırktan kahraman askerlerinin omuz omuza verdiği savaşta, aynı cephede şehit düştüğü, aynı cephede kahramanlık destanları yazdığı Kutlu bir savaştır, Kut’ül Ammare Zaferi.

Bu savaş İngiliz ordusunun yenilgisi olduğu kadar, Türk, Kürt ve Laz ırklarından oluşan Osmanlı Ordusu’nun kazandığı bir savaştır.

Türkçe bilmeyen bir Kürt gencinin, Türk genciyle aynı cephede İngiliz ordusuna karşı vatan için savaştığı bir cephe senaryosu bile, müthiş bir heyecan veriyor bana. Sunni ve Alevi gençlerin topraklarının bağımsızlığı için verdiği mücadelede insan yanımıza dokunan diyalogları mutlaka hatırlatılmalı. Kürtçe uzun havalar da olmalı, Türkçe sevda türküleri de. Bir Alevi’nin elindeki tüfeği Zülfikar gibi kuşanmasına da tanık olmalıyız, bir Türk’ün Battal Gazi gibi heybetine de.

İngiliz askerlerinin vahşetleri yanında esir alınan İngiliz askerlerine gösterilen insanca davranışlarımız bir ibret olarak sunulmalı Dünya halklarının gözüne. Kireç çukurlarına atılan Türk askerlerinin canlı canlı öldürülüşüne karşılık, Türk Askeri’nin en yokluk zamanında düşmanıyla ekmeğini paylaştığını görmeli bütün dünya.

Kut’ül Ammare Zaferi’nin Komutanı Halil Bey askerlerine sesleniyor:

“Arslanlar!..

Bugün Türkler'e şerefü şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın müşemmes semasında sühedamızın ruhları şadü handan pervaz ederken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum.

Bize ikiyüz seneden beri tarihimizde okunmayan bir vakayı kaydettiren Cenab-ı Allah'a hamdü şükür eylerim. Allah'ın azametine bakınız ki, binbeşyüz senelik İngiliz Devleti'nin tarihine bu vakayı ilk defa yazdıran Türk süngüsü oldu. İki senedir devam eden Cihan harbi böyle parlak bir vaka daha göstermemiştir.

İşte Türk sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci vakayı Çanakkale'de, ikinci vakayı burada görüyoruz.

Bugüne Kut Bayramı namını veriyorum. Ordumun her ferdi, her sene bu günü tesit ederken şehitlerimize yasinler, tebarekeler, fatihalar okusunlar. Sühedamız, hayatı ulviyatta, semevatta kızıl kanlarla uçuşurken, gazilerimiz de gelecekteki zaferlerimize gözcü olsunlar."

Bu vasiyeti yerine getirmek boynumuzun borcudur. 19 Nisan Kut Bayramı ilan edilmeli, Kut’ül Ammare Zaferi tarih hitaplarımızda yerini almalıdır. Amerika’nın İstanbul işgalini yazdırmadığı, İngilizlerin Kut’ül Ammare Zaferini tarih kitaplarımızdan çıkarttığı, bir tarih utancını kendimize yaşatamayız.

Kut’ül Ammare Zaferi’nin dizisiyle de filmiyle de Türk halkı buluşturulmalıdır!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic                     

https://www.facebook.com/Ahmet.Sukru.Kilic   

Önceki ve Sonraki Yazılar