1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Demokrasiye inanıyor muyuz!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasiye inanıyor muyuz!

A+A-

Demokrasiye inanıyor muyuz, yoksa demokrasinin yüzde oranında tanıdığı haklara sığınan bir kurnazlık mı taşıyoruz?

Türkiye’de her siyasi görüşün ister temsilcileri olsun, ister taraftarları; demokrasinin kendilerine tanıdığı hakları kullanma kurnazlığı taşıyor.

Her düşünce, kendi iktidarında bazı değerleri tabulaştırıyor; tarihi kayıtların, düşünce özgürlüğünün ya da tartışılabilirliğin önüne geçiliyor.

Allah’ın tek yaratıcı olduğuna inan bir insan olarak, Allah’ın varlığının tartışılmasından her hangi bir rahatsızlık duymadığım gibi, tabulaştırılan değerlerin yasalarla korunmasına rağmen, tartışılmaya açılmasından da korkan bir psikoloji taşımıyorum.

Günümüz Türkiye’sinde geçmiş yıllarla kıyaslandığında, bu korkunun yersiz olduğunu da söylemeliyiz; Allah da, Hz. Muhammed de, Atatürk de, asker de, yargı da tartışılabiliyor.

Cumhuriyet’in kuruluşu hem zihniyet hem de rejim değişikliği temeline dayandırılmıştır.

Halkımız ne Osmanlı İmparatorluğu döneminde şeriatın bütün insanlara eşit uygulanırlığını yaşamıştır ne de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yasaların bütün insanlar üzerinde eşit olduğuna tanık olmuştur.

Modernleşme süreci, yönetenlerin yetkilerini sınırlandırmaya yetmediği gibi, nerdeyse her kurumu, her sivil toplum hareketini de imtiyaz sahibi yapmıştır.

Siyaset öyle bir şey ki; her hangi bir partide görevlendirilmişseniz, iliklerinize kadar işliyor. Siyasetle tanışıklığın, siyaset yapmaktan daha farklı bir cazibesi var.

Siyasi bir sıfat, isminizin önüne geçmişse, sıfat seçimle ya da başka nedenlerle elinizden alındığında, sıfata yeniden kavuşma özlemi çekiyorsunuz. Siyaset, insana inanılmaz bir güç histerisi yaşatıyor.

Bir kurumda genel müdür, daire başkanı, şube müdürü olmak kurumsal bir imtiyazı kazandırırken, siyaset kurumlar üstü bir imtiyaz sağlıyor.

Siyaseti, kişisel hesaplara indirgediğinizde, kişilerle uğraşmaya, sıfatınıza ortakçı olabilecek insanların kuyusunu kazmaya başlıyorsunuz. Muttaki bir geçmişe sahip olsanız da, günümüz siyaseti kendi ahlakını bütün uzuvlarınıza, aklınıza, mantığınıza, davranışlarınıza sirayet ettiriyor.

Siyaseti kişisel hesaplarına indirgemeyecek yürekli, erdemli, vicdanlı portrelere doğrusu benim tanıklığım neredeyse yok denilecek kadar az.

Siyaseti kişisel hesaplaşmalardan arındıran, kişilerin yolsuzluk, ahlaksızlık, hırsızlık, arsızlık özellikleriyle kapıştıran bir insana rastlamadım yaşamım boyunca.

Siyasi oluşumların iktidar partisi olması durumunda, siyasetçinin sınavı gerçek anlamda başlamaktadır. İnsan kazanmaktan çok, insan harcamaya dönük dişlilerin çalıştığı bir karakterin, zalimlikten başka karşılığı olamaz.

Siyaset bilinci, nasıl cumhuriyet yönetiminde demokrasiye ihtiyaç duyuluyorsa, siyasi duyarlığı da aynı inançla yaşatmalıdır.

Siyasi bilinç, siyasi duyarlıktan ayrı, bir başına yürümeye niyetlendiğinde, ölçüyü de, adalet duygusunu da bedeninden dışarıya fırlatır; insanı, aklının, benliğinin, duygularının tetkikçisi kılar.

Siyasi duyarlık hep arayış içindedir; güzeli, en iyiyi, bir medeniyet hayalini yaşatmak ister. Siyasi bilincin yönetme arzusu, her türlü yolu meşru görmeye engel değildir.

Bir şeye inanmak, inanılan şeyin en azından kitabına da inanmayı, kaidelerine de inanmayı kavi bin imanla ilkeleştirir.

Teşbihte hata olmaz kaidesine sığınarak örneklendirdiğimizde, Allah’a ve Peygamberlerine inandığımız halde, Allah’ın kitabına inanmayan bir insan hangi dinden olursa olsun, o dinin gerçek müntesibi olamaz.

Siyasetin kitabı da, demokrasi, hukuk, vicdan kavramlarına inanmayı esas kılar.

Siyasi partilerin tüzükleri, siyasi yapılanmaların kitaplarıdır.

Tüzükler değiştirilebilir, tüzükler genişletilebilir, tüzükler parti programlarında en güzel tanımlamaları yapabilir; nihayetinde uygulayıcıları yine yönetenler olacaktır.

Partilerin kitaplarına yöneticiler ne kadar uyuyorsa, o kadar demokrattır, o kadar demokrasi siyasette varlık göstermektedir!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar