1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Cumhurbaşkanımız YALNIZ değil, YANLIŞ tercihlerde bulunuyor
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanımız YALNIZ değil, YANLIŞ tercihlerde bulunuyor

A+A-

17 Ağustos Depremi’nin yaşandığı gün Tunceli Hozat’taydım.

Yakınlarını kaybeden asker arkadaşlarımızı araçlara bindirirken hepimizin dilinde dualar vardı, yüzlerimiz yere düşmüştü, gözyaşlarımızı gizleyecek durumda da değildik.

17 Bin 480 kişi hayatını kaybetti.

24 Bin kişi yaralandı.

285 Bin ev, 43 Bin işyeri hasar gördü.

Bütün bunlar yaşanırken, talancılar da iş başındaydı.

İnsan cesedi arayanlara inat, para, altın, değerli eşya arayanlar da vardı.

Benzer talanları Gezi darbe kalkışmasında da gördük.

15 Temmuz işgal girişimi başlı başına bir işgal girişimiydi, o noktaya gelinceye kadar her kurum kuşatılmış, her sıfat sahibi esir alınmıştı.

Devletimizi işgal etmeye yeltenen terör örgütü karşısında 248 şehit verdik, 2196 insanımız yaralandı.

İşgal girişimi karşısında canlarını ortaya koyan milletimiz, bir süre sonra işgalcilerin yargılanması aşamasında birkaç saatini ayırıp adliyelerde hesap soracak iradeyi gösteremedi.

Yine meydanlar talancılara kaldı.

Darbe girişiminden beslenen insanlar bir anda azımsanmayacak sermayeye kavuştu.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sıkça “Yalnız” kaldığından bahsediyor, aslında yalnız değil, yanlış insan tercihlerinde bulunuyor, hâlâ da yanlışlarına devam ediyor.

Etrafında ganimet devşiren insanların büyük bir çoğunluğu 15 Temmuz gecesinde sorguladıkları Kemal Kılıçdaroğlu gibi televizyon ekranlarından izledi işgal girişimini, milletin kendilerini koruyup kolladığı insanlar kadar hiçbirinin değeri yok.

Amerika’ya kafa tutan Cumhurbaşkanımız nedense “FETÖ diye bir örgüt olduğuna inanmıyorum” diyen insanları hâlâ gölgesinde serinletiyor.

En çok da avukatlara gün doğdu.

FETÖcülerin vekaletini almayan AK Partili, Ülkücü, İslamcı avukat kalmadı.

Biz kendi kavgamızı veriyoruz, olanlara bakarak, “Kim ne yapıyorsa yapsın” diyecek değiliz.

En fazla sesi çıkan isimlerden biri AK Parti milletvekili Şamil Tayyar, ona da kimse “Sen Ergenekon yazıları yazarak, kitaplar yayınlayarak milletvekili oldun. Sana o bilgi ve belgeleri kim servis etti arkadaş. Sen önce seni belge ve bilgi olarak besleyen FETÖcüleri bir ifşaa et, onları kamuoyuyla bir paylaş, Ergenekon Davları’nda aldatıldığını itiraf et, milletten bir özür dile. Para karşılığı kendini kurtaran FETÖcülerin olduğunu söylemek değil senin işin, kim kimi kurtarmışsa adını açıkla, öyle ortaya laf atmakla FETÖ mücadelesi verilmez” demiyor. Bir tane isim verdiğini duyanınız var mı?

Ergenekon sürecinde isimler sıralayan, her gün bir belge yayınlayan adam, nedense ne bir isim verdi bugüne kadar, ne de bir belge yayınladı.

Kendi zahmete girmek istemiyorsa, biz kendine belge servis edebiliriz, yeter ki Ergenekon süreci kadar aşkla şevkle yapsın bu işi!

Afrin devletimizin işidir, milletimiz de terör gruplarına karşı çocuklarını seferber etmiştir. FETÖ hepimizin işidir. Afrin’e gitmek isteyenlerin yolu nedense FETÖ Davaları’nın görüldüğü duruşmalara düşmüyor.

Biz severiz uzaktan meydan okumayı, biz burnumuzun dibindeki terör gruplarını yargıya taşımaya gelindiğinde kaçarız.

Böyle FETÖ mücadelesi olmaz.

Mesela YÖK Başkanı Yekta Saraç’ta sayın Cumhurbaşkanımız nasıl vazgeçilmez bir meziyet buldu da tekrar atadı diye düşünüyorum. Sadece Selçuk Üniversitesi’nde kamudan ihraç edilen 661 kişi doktora yapmış. Bunların birçoğu ihraç edildiği halde doktora öğrenciliklerine devam ediyor. Diğer üniversiteleri de dahil ettiğimizde yüz binleri bulan doktora öğrencisi çıkar.

Devlet düşmanı, terörist diye adamları ihraç edeceksin, devlet imkanlarını seferber ederek adamları doktor, doçent, sonra da profesör yapacaksın.

En kısa sürede kamu görevinden ihraç edilenlerin akademik eğitimleri de engellenmelidir.

Selçuk Üniversitesi’ndeki Öğretim Üyelerinin KHK ile ihraç edilen kaç kamu görevlisinin doktora tez danışmanlığı yaptığını yayınlayacağım. İlk sırayı 14’er kişiyle Prof.Dr. Ahmet Kalender ve Prof.Dr. Reyhan Sunay alıyor.

Her ikisinin adını da daha önce haberleştirmiştik. Ahmet Kalender hakkımızda suç duyurusunda bulunmuştu, Reyhan Sunay da BankAsya kullanıcısı olduğu duyurumuzdan sonra, apar topar emekli olmuştu. BankAsya’nın örgüt üyeliğine delil olması Yargıtay tarafından da onaylandı.

Listeyi derledikten sonra yayınlayacağım, hangi öğretim üyesi kaç ihraç edilen kamu görevlisine doktora yaptırmış göreceğiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar