1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir çocuktan da özür diler!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir çocuktan da özür diler!

A+A-

Birkaç yıl önce Başbakanlık Basın Müşavirlerinden Ahmet Arslan kendisi anlatmıştı. Yaşananlar Sabah Gazetesi’nde haberleştirilmiş, benim paylaşmamda da bir sakınca yok. Sizlere yaşananların sonrasını da aktaracağım.

Sigara yasağının kapalı alanlarda uygulanmaya başlandığı ilk yıl, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılıp katılmayacağı netleşmeyen bir basın toplantısı düzenlenmiş Başbakanlıkta. Toplantıya katılan Başbakanlık muhabirlerini karşılamak da Ahmet Arslan’a düşmüş. Gazeteci arkadaşlardan biri sigara yakmış, Ahmet Arslan da Başbakan Erdoğan’ın gelmeyeceğini düşünerek, gazeteci arkadaşa eşlik etmiş.

Sigarasından birkaç nefes çekmiş ki, köşeden Başbakan Erdoğan kendini göstermiş. Sigarayı söndürse ne faysa, duman havalarda uçuşuyor. Ahmet Arslan’ın telaşını gören gazeteci arkadaş da söndürmüş sigarasını. Başbakan Erdoğan’ın sigara düşmanlığını bilmeyen yok. Tabiri caizse Ahmet Arslan’ın üzerine yürümüş, gazeteciyi işaret ederek, “Hadi bu yaktı sigarayı” demiş, sonra Ahmet Arslan’a dönmüş,  “Yeni yasa çıkardık kapalı alanlarda sigara içilmeyeceğine dair, hem de Başbakanlık’ta benim de katılacağım bir program öncesinde sigara içiyorsun, arkadaşı uyarman gerekirken sen de buna eşlik ediyorsun, bu nasıl iş” demiş.  

Bir anda yanlarında duran çocuğa ilişmiş gözü Başbakan Erdoğan’ın, çocuğa “Sen kimsin” demiş, hemen Ahmet Arslan, “Oğlu” olduğunu söylemiş. Bir başbakan da ne diyeceğini bilemez, sesini yükselttiği bir babanın çocuğu gözlerine gözlerini diktiği anda!

Hemen toplantı odasına geçilmiş.

O gün Ahmet Arslan sigara paketini kırmış atmış.

Aradan birkaç gün geçmiş. Ahmet Arslan, basın bürosundan bir arkadaşla odasında oturuyormuş. Kapı tıklanmış, içeri giren yok. Birkaç saniye sonra bir daha tıklanmış, yine giren yok. Bir kez daha tıklanmış, bu kez Ahmet Arslan var gücüyle “Geeelll” diye bağırmış. Kapı açılmış, karşısında Başbakan Erdoğan!

Yanında birkaç koruma, bir de özel kalem müdür yardımcısı. İçeri girdiğinde, Ahmet Arslan ne yapacağını şaşırmış, Başbakan Erdoğan, “Odada sigara içiyor musun” diye sormuş. Bir sigaranın peşine bu kadar da düşülür mü? Ahmet Arslan, hemen sigara içmediğini ispat edercesine, o telaşla çekmeceleri açmış, elini ceplerine götürmüş, ceplerinde sigara olmadığını kendi kendine yoklayan hareketler çekmiş, “Sayın Başbakanım ben o gün sigarayı bıraktım, istediğiniz yere bakabilirsiniz, sigara içmiyorum, bir daha da ağzıma almayacağım” demiş.

O an, söze nasıl başlayacağını bilmeyen bir Başbakan Erdoğan sessizliğine tanıklık etmiş herkes.

Ben o gün yanındaki çocuğu çok geç farkettim. Zaten oğlun olduğunu bilmem de mümkün değildi. Kusura bakma, hakkını helal et. Oğlunu bana al getir, makamda ona bir şeyler ikram edeyim, hediyeler vereyim, gönlünü alayım, özür dileyeyim” demiş.

Nasıl içine dert oldu ki? Kaç kez kendi kendine “Ben nasıl öyle bir şey yapabildim” serzenişleri vurdukça vurdu yüreğine kim bilir. O kadar dünya ve memleket meseleri arasında, nasıl bir çocuğun bakışları en az memleket meselesi kadar aklını işgal etti. Kırdığın kalbi, makamına getirten değil de, o kalbin sahibinin ayağına giden olmak da ayrı bir erdem! 

Başbakan Erdoğan odadan çıktığında, hemen geri dönmüş yanında gelen kraldan fazla kralcı olan özel kalem müdür yardımcısı, “Sakın benden habersiz çocuğu makama falan çıkarayım deme” demiş. O lüzumsuz adam şimdi bakan!

Ahmet Arslan onurlu adamdır, oğluna Başbakan Erdoğan’ın gelişini uygun bir dille anlatmıştır. Başbakan Erdoğan’ın helallik dilemesine karşı, makam bekçiliğine soyunan adamın uyarısı, oğlunun Başbakan Erdoğan’la buluşmasına engel olmuştur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘neden hep kazanıyor’ diyorlar ya, işte hep bundan!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar