1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Cübbeli mafya liderinin tetikçileri muhalefet liderleri!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Cübbeli mafya liderinin tetikçileri muhalefet liderleri!

A+A-

Başbakan Erdoğan milletin istiklalini düşünen bir liderdir!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, paralel yapının isteklerine göz yumsaydı bugünkü tartışmaların hiç biri olmayacaktı. Kendini Cumhurbaşkanlığına taşıdığı gibi, paralel yapının devlet içindeki etkin varlığını da kimse bilmeyecekti.

Kendi ikbalini düşünen bir insan lider olamaz; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şantajlara, tehditlere boyun eğmedi, elinizde ne varsa dökün, ne yapabiliyorsanız yapın deme yürekliğini gösterdi.

Başbakan Erdoğan hem lider görüntüsü verebilir, hem de çatışmaya girmeden isteklerini elde edebilecek şark kurnazlığına pekala kendini kaptırabilirdi. Bugüne kadar istediklerini almaya alışmış din kisvesi altına sığınmış Samiriler bağlı oldukları emperyalist güçlerin cesaretlendirmesiyle kafa tuttular, bu kafa tutma cesaretleri hala devam ediyor. Onlar da karşılarında böyle bir Erdoğan bulacaklarını, bu kadar kararlı duruş sergileyeceklerini tahmin etmediler.

Fetullah Gülen’in kaç yüzü var; cübbeli mafya lideri!

Fetullah Gülen Hocaefendi olarak tanıdığımız insanın onlarca yüzü olduğunu gördük. 17 Aralık operasyonlarına kadar hepimiz iyi niyetlerimizi muhafaza ettik. Geçmiş dönemde medyaya sızdırılan dinleme kayıtları ya da servis edilen görüntüler ne kadar Gülen cemaatine yıkılmaya çalışılırsa çalışsın inanmadık, inanmak istemedik değil, gerçekten inanmadık, bir Müslümanın böyle kirli tezgahlar kurabileceğini aklımızın ucundan geçirmedik. Doğrudur, ucu bize dokunana kadar inanmadık; aslında aynı yerden beslendiklerini bildiğimiz Harun Yahya yapılanmaları da insanların  özel hayatlarını kuşatma altına alıyordu, yoksa onlara kayıt servisi yapan paralel yapı mıydı sorusunu sormak gerekiyor!

Fetullah Gülen’in bedduasıyla farklı bir yüzüne tanık olduk, müthiş bir rol kabiliyeti var, oturup kalkışı türübün amigolarına taş çıkartır. Daha öncesinde cemaat mensuplarına yaptığı konuşmayı izliyoruz, avukat ve hakimleri satın alacaksınız diyor. Bu söylediklerimi kapıdan çıkarken de elinizdeki meyve kutularını çöpe nasıl atıyorsanız öyle atıp çıkacaksınız diyor. Yargıyı satın alın diyen rüşvetçi bir adam daha tanıyoruz. Sonra ananas muhabbeti, Koç, Sabancı, Doğan muhabbetleri, kurumlar içinde yer alan adamlarına verdiği talimatlar, karşımıza bir mafya lideri yüzünü çıkarıyor.

Koç, Sabancı, Doğan ve bir çok medya patronu, işadamı karşısında el pençe divan duruyor, açıkça hepsi çekiniyor, korkuyor adamdan.

Sadece medya patronları mı?

Siyasi liderler de korkuyor! İktidar partisine yüklenen muhalefet partisi liderleri Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve biraz dengeyi gözetmeye çalışan Demirtaş’ın ağzını bıçak açmıyor. Bir tanesi de kalkıp, “Sana ne oluyor Fetullah, sen cemaatine rüşveti tavsiye eden, sen ihale takipçiliği yapan, sen elindeki dosyalarla herkesi korkutan bir adamsın, sen Türkiye’nin istikbalini emperyalist güçlere peşkeş çeken bir mafyasın, hocaysan hoca gibi davran, Türkiye’nin siyasetini belirlemek sana mı düştü” demiyor.

Fetullah Gülen cemaatine bağlı bütün üniversite, okul, yurt ve hizmet binalarının imarlarına bakmak gerekiyor. Ucu AK Partili Belediyelere dokunsa da takibin yapılması gerekiyor. Toplanan paraların hepsi kayıt dışı, hiç biri için makbuz kesilmediği iddia ediliyor, bu paralar kimlerin üzerindedir, kimler zimmetine geçirmiştir, cemaate bağlı şirketlerin hisse ortakları üzerinde kaç liralık hisse değerleri vardır; bunun için uzun uzadıya bir araştırma yapmaya da gerek yoktur; Ticaret Sicil Gazetesi’nden hemen çıkarılabilir. Hisse ortaklarının gelirleri bellidir, gelirleriyle kıyaslama yapıldığında milyon dolarlık ortaklıkların kayıt dışı gelirlerden elde edildiği tespit edilecektir.

Siyasi partilerin liderleri, Fetullah’ın gönüllü havarileri ya da tetikçileri midir?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bas bas bağırıyor, alın teri diyor, hak hukuk diyor, yalancıdan başbakan olmaz diyor, o da yetmiyor, paralel yapının savunuculuğu yapan sorular yöneltiyor. Bunları, bunları paralel yapı mı yaptı diyor. Ne söylerse söylesin, değil mi ki her yönelttiği soru sonrası sırıtması yok mu, bütün soruların ciddiyetini kaybettiriyor. Sana mı kaldı fetullah Gülen’i savunmak, sen Rahşan Affı’ndan affa uğramış bir adam değil misin? Genel Başkan’ın Baykal’ın görüntülerini servis eden adamlardan birazcık adamlık olsa sende hesap sorarsın. İktidar partisine de paralel yapıya da verir veriştirirsin ama sende o yürek olmaz, sen de korkuyorsun, korkularının yanında ağzına çalınan bir kaşık balını yalamaktan da geri kalmıyorsun, çocuğun bile inanmayacağı bir hayale kaptırmışlar seni; Mustafa Sarıgül Başbakan, Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olacak yalanına inanacak kadar dilim varmıyor o sıfatı yakıştırmaya, okuyucu anlamıştır! Sonra Kabataş olayını diline doluyorsun, hadi Başbakan kandırılmış olsun ya senin partinin milletvekilleri Ortadoğu ülkelerindeki katliamları kendi twitter hesaplarından Taksim'de olmuş gibi paylaşmadılar mı? Esas sende ar damarı yok!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de gürlüyor, insan utanır biraz. Sen değil misin bu ülkenin binlerce fabrikasını, atölyesini kapattıran, yüz binlerce insanı işsiz bırakan? Sen değil misin bankalar hortumlanırken ağzını sağda solda açan. Sen değil misin Ecevit’in karşısında elleri dizleri üzerinde duran? Sen değil misin bu ülkeyi İMF kapılarında yüzü koyun bekleten? Sen değil misin mecliste başörtülü milletvekili yuhalanırken gıkı çıkmayan? Sen değil misin yolsuzluğa bulaşmış bakanını hala partisinde muhafaza eden? Sen değil misin partim yüzde on’un altına düştüğünde siyasetten çekileceğim diye açıklama yapıp, sonra yeniden genel başkan olan? Senin milletvekillerin değil miydi paralel yapı tarafından görüntüleri servis edilen? Şimdi ne oldu da paralel yapı karşısında sus pus kesilirken Başbakan Erdoğan karşısında senini sonuna kadar yükseltiyorsun?

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş içlerinde en makul olanı neredeyse. Barış sürecine inanmışlığının getirdiği bir itidal var. Yolsuzluklarla ilgili onun da söyleyeceği tek kelime olamaz. BDP’li belediyelere dönecek önce yüzünü, sonra silah zoruyla insanlardan alınan haraçları hatırlayacak.

Millet

Gezi Parkı eylemlerini organize edenlerin gerçek yüzünü gördü bu millet. Bir kez oyuna geldi, bir daha kendiyle oynatmadı. Eylemin amacını Türkiye’nin gelişmesini engelleyen bir yere taşıyan taşeron örgütlerin niyetlerini anladı. Kimse sokaklara da dökülmedi. Erdoğan karşıtı olan o insanların mesajı da çok açık: Erdoğan’ı darağacında sallandıracaksak biz sallandırırız; Amerika, İsrail, paralel yapı istedi diye emperyalist güçlerin oyuncağı olmayız!

Bütün siyasi partilerin ve ideolojik grupların sadece ideoloji kavgaları vardır. Hepsi ideolojileri için savaşabilir, bu ülkenin sadece inançlı insanları vatanları için canlarını feda eder. Başbakan Erdoğan kendi siyasi ikbali için savaşan bir insan olsaydı, bu kadar düşmanı karşısına almazdı. Vatanı için bütün şer güçleri karşısına alan bir İstiklal Harbi Lideri var. Savaş esnasında milletin topraklarını işgal eden, milleti esir alan, milletin varını yoğunu savaş ganimetine dönüştürecek olan emperyalist güçlere karşı bu savaşı kazanmak zorundayız. Bu ülkenin halkı inançlıdır, yıllarca emperyalist güçlerden emir alan bir ülke ilk kez bağımsızlık kavgası vermeye başlamıştır, içimizde hırsız da olacaktır, soysuz da, yeter ki; içimizde vatan hainleri barınmasın!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar