1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. C.başkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu neden eğitici değil?
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

C.başkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu neden eğitici değil?

A+A-

1980 sonrası İslamcılığın öğretiye dayalı bir temeli vardı. Sivil toplum örgütleri de dönemin siyasi partisi Refah Partisi de birlikte olduğu insanlara bir şeyler öğretme derdi taşırdı. Müslümanlar kendilerini sınatan makam mevki ile tanışmadan önce, kavramları, öğretileri insanlara tanıtırdı.

Şimdi kavramları tanıtma dönemi bitti, kendilerini tanıtma dönemine geçildi. Hocaefendilerden tutun da lise öğrencilerine varana kadar kim nerde birkaç kişi bulmuşsa, tebliğ göreviyle kendini vazifeli hisseder, kim ne biliyorsa bildiklerini insanlarla tanıştırmanın aşk ve şevkini her zeminde yaşamanın gayretini gösterirdi.

Ben hiçbir zaman Erbakancı olmadım, nedense bir türlü sevemedim. Vefat ettiği gün o kadar üzüleceğimi de düşünmüyordum. İstanbul’da Cenaze Namazı’na da katıldım. Onbinlerce insanın vakur duruşuna, göz yaşlarına tanık oldum. Erbakan Hoca gerçekten Hoca’ydı aynı zamanda. Bir çok gence zaman ayıran, birkaç günlüğüne onlarla seminer toplantıları yapan bir insandı. Siyasi tarihimizde O’ndan başka da hiçbir siyasetçi gençlerle sohbet eden, onları eğitim kampına alan olmadı. Erbakan Hoca bir neslin siyasi tarihine öğretici olarak damga vuran bir öğretmendir.

Esas sorun burada yatıyor. Günümüz siyasetçileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Başbakan Davutoğlu’na varana kadar eğiticilik misyonunu terketti. Bu zamana kadar hiç birinin gençlerle bir araya gelişlerine de tanık olmadık. AK Parti’nin Gençlik Kolları Başkanları’yla bile birkaç günlüğüne bir araya geliş programı organize edilemedi. Bu zamana kadar hazırdan yenilmiş oldu. Yatırımlarla, ekonomik gelişmeyle Türkiye’nin büyümesine inanılmaz katkı sağlanıldı ama insanımızın fikir dünyası bir türlü büyütülemedi. Bedensel büyümenin yanında ruhlar küçük kaldı; ruhları da bedenlerimiz teslim aldı.

Erbakan Hoca’nın her ilden tanıdığı birkaç genç vardı, bugün ne Erdoğan’ın ne de Davutoğlu’nun teşkilatlar dışında tanış olduğu gençler kalmadı. Eğitimci gençlerle eğitici olan insanların bağları koparıldı. Geçmiş dönemde bir genç Erdbakan Hoca’ya teşkilat meseleleri de dahil bir çok sorunu taşıyabiliyor, eğitim programlarıyla ilgili sunumlar yapabiliyordu. AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun bu boşluğu bir an evvel doldurması gerekiyor. İlk iş olarak AK Parti Gençlik Kolları Başkanlarıyla birlikte iki günlük kamp düzenlenebilmelidir.

AK Parti İl Başkanlıklarıyla AK Parti Gençlik Kolları ve Kadın Kolları arasında maalesef AK Parti kurulduğu günden buyana bir mesafe var, o mesafe bir türlü kapatılamadı. Gençlik Kolları ve Kadın Kolları protokolden başka hiçbir yerde istedikleri değere kavuşamadı. AK Parti teşkilatlarının vatandaşla arasındaki mesafenin asıl nedeni de kendi iç yapılarında açılan mesafeyi kapatamamış olmasında yatmaktadır. Kendi aralarında kenetlenemeyenlerin vatandaşla kenetlenmesi de beklenemez.

AK Parti’nin Başkanlık sistemi tartışmalarından önce kendi teşkilatlarında Başkanlık sistemini uygulaması gerekiyor. Teşkilat üzerinden bir model tartışmasının başlatılması gerektiğine inanıyorum. Nasıl ki Başbakan Davutoğlu İl Başkanları tercihinde belirleyici olabiliyorsa, Gençlik Kolları ve Kadın Kolları Başkanlarının tercih edilmesinde de İl Başkanları belirleyici olmalıdır. Şahsi kanaatim ayrı başkanlıkların devam edilmesi yanında Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanları da İl Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenecek bir düzenlemeyle icrada etkin bir şekilde konuşlandırılmalıdır.

Siyasi deneyimlerin Genel Merkez Toplantıları’nda açıkça paylaşılması gerekiyor. Teşkilatların olgunlaştırılması hususunda kim nerde ne eksik görüyorsa katkı sağlamalı varolan modelin artık dar geldiği açık yüreklikle söylenmelidir. Daha önce de birkaç kez hatırlatmalarda bulunmuştum; Başbakan hem Hükümete hem de teşkilatlara başkanlık ettiği için kendisi her hangi bir sorunla karşılaşmamaktadır. İl Başkanları bırakın yerel yönetimler ve İl bürokrasisinde etkin olmayı teşkilat içindeki yapılarda bile belirleyici olabilecek güce kavuşturulamıyorsa, birkaç etkin ya da etkinlik alanı düşük yapıların birbirleriyle çekişecek duruma gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Öyle ki, bu yetkiler tüzükten alınan yetkiler olduğunda her yapı kendi sınırını koruma derdine düşecektir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda gündeme taşıdığı Başkanlık Sistemi’ni hangi AK Parti İl Başkanı yerli yerince anlatabilecek donanımdadır. İl Başkanlarının bile anlatmakta güçlük çekeceği bir modeli AK Parti Genel Merkezi İl Başkanlarının eğitileceği bir programı dahi organize edemiyorsa, Cumhurbaşkanı istedi diye Başkanlık sistemini isteyen bir seçmen kitlesinin meseleyi sahiplenmesi de havada kalacaktır.

AK Parti’nin eğitim birimlerini aktif hala getirmesi gerekiyor. Eğitimi olmayan bir siyasi yapıda aşk da kalmaz şevk de. Parti içi eğitimler, insanların birbirleri üzerindeki yaptırımını, vesayet hukukunu diri tutar. Bizlerin üzerine serpilen maddi topraklardan kurtulması, manevi açlığımızı doyuracak işlere yönelmesi gerekiyor.

Duasının başına ilk şahadeti koyan insanlar, duasının başına neden başka şeyleri koyacak duruma gelmiştir?

Biz bir medeniyet kuracağız; Türk Tarihi de İslam Tarihi de bize bir misyon yüklemektedir. Emperyalist ülkelerin karşısında, ezilenlerin yanında bizler olacaksak, bu iş böyle olmaz!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic 

https://twitter.com/cafekulis

https://www.facebook.com/Ahmet.Sukru.Kilic 

 https://www.facebook.com/cafekuliscom

Önceki ve Sonraki Yazılar