1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Bu kara lekeyi alnımızda taşımak bizlere yakışmıyor!.
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu kara lekeyi alnımızda taşımak bizlere yakışmıyor!.

A+A-

Vesileler takdirin önüne geçirildiğinde, niyetlere de, amellere de şirk bulaşır. Vesileler atlanacak bir şey değildir tabii ki, takdir için bahanedir sadece. Allah’ın nasip ettiği her neyse, ne kimse engel olabilir ne de takdir edileni değiştirebilir.

Bir şeyin hayırlı olunduğuna inandığımızda, vesilelerden biri olma onurunu taşımaktan, payımıza düşen sevabı ummaktan başka da niyet taşıyamayız. Allah’tan başkasından ne yardım dileniriz, ne de Allah’tan başkasına boyun bükeriz. Kulluk bilincimiz bizleri birbirimize yakınlaştırdığı ölçüde herkes kendi üzerine düşen sorumluğu yerine getirir.

Her zaman Rabbimize inandık, ne istediysek de O’ndan istedik. Hiçbir zaman da geri çevrilmedik. En sıkıntılı anlarımızda, sır kapısı programlarını fersah fersah geride bırakacak lutfunu gördüğümüz bir Allah inancına, nasıl sırt çevirebilir, nasıl nankörlük edebiliriz. Allah’a iyi bir kul olma ötesinde, en küçük nefsi bir niyet taşıdığımız makam, mevki, şan-şöhret, zenginlik hesabı varsa, Allah bizlerden uzak tutsun, ayaklarımızın altında ezdirme iradesi nasip etsin.

Kendi inandığımız değerler ve mücadele alanı dışında hiçbir şey için azim göstermemeye gayret gösteriyoruz. Yanlışların giderilmesi uğraşımız kadar, kendimize çalışma niyeti taşısaydık, bir çok şeye sahip de olurduk belki. Sahip olduğumuz şeyler irademizi parçalayarak elde ettiğimiz, şahsiyetimizi istekler doğrultusunda paylaştırdığımız bir parçalanmışlığı getirecekse, diğerlerinden bizim ne farkımız olabilir?

Bir çok tanıdık kendilerine zarar veren insanların durumunu takip etmek için bizi arıyor. Sadece kendilerine zarar veren insanların takibi de bizi rahatsız ediyor. Bu şehirde onlarca talan, onlarca zalim nedense kendilerine zulmeden insan kadar dünyalarına girmiyor. Zulüm bir bütündür, emaresi kimde gözüküyorsa en çok zulme uğrayanlar zalimlere baş kaldırmalıdır. Biz daha farklı bir yerde, daha hakiki bir bilinçle mücadele ediyoruz. Zalimin zulmü bize dokunmadan zalimle uğraşıyoruz. Talancı bizim paramıza dokunmadan hırsızlığını ifşa ediyoruz. Canımızı acıtanlara karşı değil, tanımadığımız, bilmediğimiz insanların canını acıtanların acısını en az onlar kadar içimizde hissediyor, karşılarında duruyoruz. Bazen zulme uğrayanlar, zalimlerle anlaşıyor, biz yine zulme uğrayanların ihanetlerine aldırmadan, zalimin zulmünden vazgeçmesi için en küçük yumuşama göstermiyoruz.

Konya’nın imajını çizen, Konya’yı kendi mülkleri gibi gören, siyasileri ve medyayı halkın paralarından ve emeklerinden çaldıkları paralarla satın alan adamlarla uğraşmak zorundayız. Bunların gücü paraları kadardır. Kendi paralarımızla, kendi istek ve arzularımızla bu adamları başımıza Firavun kılıyoruz. Konya gibi dindarların çoğunlukta olduğu bir şehirde, bunlar yaşanıyorsa, Konya gibi bir Türkiye özlemlerimizin ne anlamı olabilir?

Siyasi iradeden beklentilere girmeden, kendi iradelerimizle hem bu adamları hem de siyasileri telkinlerimizle terbiye edebiliriz. Hepimiz suçluyuz. Bu suçla yaşamak, bu kara lekeyi alnımızda taşımak bizlere yakışmıyor. Şu Konya’da neden birkaç isim konuşuluyor. Neden onlarca insan siyaset ve kamuoyunda konuşulmuyor. Hem bu adamlardan rahatsız olduğumuzu söylüyoruz hem de her seferinde bu adamları bir yerlere layık gören, kurtarıcı gibi eteklerine sarılan alçaklıkları kendimize yakıştırıyoruz. Bizlere yakışmıyor. Asaletli duruşlarımızı, içimizde uykuya yatırdığımız bilinçlerimizi uyandırmak zorundayız!

Önceki ve Sonraki Yazılar