1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Bir resim bazen çok şey anlatır sayın hakim?
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir resim bazen çok şey anlatır sayın hakim?

A+A-

Gereksiz ya da anlamsız hatıra yoktur. Bir hatırayı değerlendirmek ancak hizmet ettiği hedef ve amacın belirlenmesiyle mümkündür.      Alfred Adler

omerulu-kapi.jpg

Bir resim bazen o kadar çok şey anlatır ki, ünlü Psikolog Adler’in dediği gibi, anlamını kavramak için hizmet ettiği hedef ve amacın belirlenmesi gerekir.

Bir resmin semptom belirtilerini okumak için Irvın D. Yalom olmaya da gerek yok. 

FETÖ/PDY Çatı Davası’nın  sanıklarından Ömer Ulukapı’ya ait fezleke içerisinde yer alan bu resim, örgüt bağlantısına ilişkin ciddi işaretleri içeriyor.

Resim, firari FETÖ sanığı Memduh Oğuz’un bürosunda el konulan hard disk içerisinden çıkmış. Resimdeki şahıslarla ilgili görsel tespiti 16.02.2016 tarihinde Abdullah Koca yapmış.  

Koca’nın ifadesinden ilgili kısmı aynen alıntılıyorum; “…Fotoğrafta koltukta oturan sol baştaki çizgili beyaz gömlekli şahıs, (sonradan tarafımızdan kırmızı daire içerisine alınıp 1 numarası ile numaralandırılan) ifademde ismine yer verdiğim halen S.Ü. Hukuk Fakültesi dekanlığı yapan Prof. Dr. Ömer ULUKAPI’dır. Koltukta Ömer ULUKAPI’nın hemen yanında bulunan elinde telefon olan kişi (sonradan tarafımızdan kırmızı daire içerisine alınıp 2 numarası ile numaralandırılan) ifademde ismine yer verdiğim Konya ilinde eczacılık yapan Ali AKIN’dır. Fotoğraftaki en sağda bulunan, meyve suyu içen kişi (sonradan tarafımızdan kırmızı daire içerisine alınıp 3 numarası ile numaralandırılan)S.Ü. Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Hakkı GÖKBEL’dir…”.

Resimde, Selçuk Üniversitesi eski Rektörü Hakkı Gökbel’in arkasında sandalyede oturan bir kişi daha var. Bu kişi de Selçuk Üniversitesi eski Hukuk Müşavirlerinden ve bir dönem Oğuz Hukuk Bürosu için danışman olarak da çalışmış olan Ramazan Yıldırım.

Bu şahıslardan Ali Akın firari; Ömer Ulukapı, Çatı İddianame’de örgüt üyeliğinden; Hakkı Gökbel, Selçuk ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Sağlıkçılar Dosyası’nda yöneticilikten; Ramazan Yıldırım ise, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dosyası’nda örgüt yöneticiliğinden yargılanıyor.

Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık olarak yargılanan Ömer Ulukapı’nın ifadesi de hayli ilgi çekici: Benim bugüne kadar Fetullah GÜLEN cemaatiyle hiçbir bağlantım olmamıştır. Bu cemaat tarafından organize edilen hiçbir yemek, toplantı veya sohbete katılmadım. Fetullah GÜLEN cemaati içerisinde benim bildiğim liseden beri arkadaşım olan Ali AKIN, İsmet TİTİZCE, Kule site içerisinde Arçelik bayiliği yapan Necdet BEZİRCİ, Profesör Doktor Sami KARAHAN isimli şahıslardır. Bunun haricinde hatırladığım kadarıyla Fetullah GÜLEN cemaati içerisinde başka kimseyi tanımıyorum.

Firari FETÖ sanığı Sami Karahan’ın, örgüt yöneticiliğinden yargılanması konusunda, Alper Mikdat Akıncı’nın “Sami Karahan domuzun başıdır, üyelikten yargılanamaz!” başlıklı yazısını okumanızı tavsiye ederim. Karahan terörist olmadığını söylese de, Mimoza Ticarethanesi’nden kadim dostu ve dava(!) arkadaşı Ömer Ulukapı açıkça ismini vermiş. Diğer bir FETÖ sanığı Mehmet Ayan’la ilgili olarak da Sami Karahan twitter’dan dost kırgınlığını mutluluğa dönüştüren anlamlı bir mesaj paylaşmıştı.

Ömer Ulukapı, FETÖ/PDY tarafından organize edilen hiçbir yemek, toplantı ve sohbete katılmamış.

Pekiyi o zaman bu resim de neyin nesi?

Ayrıca yemek ve toplantılarla ilgili olarak FETÖ/PDY sanığı, itirafçı Mustafa Arıkan’ın 23.11.2016 tarihli ifadesi var. Arıkan burada toplantılara Ömer Ulukapı ve Mehmet Ayan’ın da katıldığını ifade ediyor. Ömer Ulukapı’yla ilgili Hukuk Fakültesi Dosyası’nda muhakkak önemli beyanlar vardır.  Fezlekeye bu beyanların konulmaması da düşündürücü. Belki zaman itibariyle -gizlilik kararı- bu mümkün olmamıştır ancak Ulukapı’yla ilgili beyanların yargılama esnasında gündeme geleceğini düşünüyoruz.

Hakkı Gökbel’e gelince… başka isimlere de gelmeliyiz…

Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde örgüt yöneticiliğinden yargılanıyor. Savcılık makamı, zurnanın son deliği sayılabilecek yardımcı doçentleri, idarecilik görevi olmayan öğretim üyelerini ve her dönemin yöneticisi olan joker bazı elemanları şahit yazmış.

Beyanları doğru ve tutarlı olduğu takdirde hüküm ifade edecek itiraflar içinde, Hakkı Gökbel döneminde yöneticilik yapan sadece eski Dekan Oktay Sarı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı Mustafa Arıkan var.

O dosyada şahit olması gerekenleri tespit etmek için her ne kadar içinde Pensilvanya’yı barındırsa da Amerika’yı keşfetmeye gerek yok. Hakkı Gökbel döneminde yöneticilik yapan kimselerin adları Selçuk Üniversitesi’nin mevcut yönetiminden talepte bulunulduğunda derhal getirtilebilecektir.

Bu yöneticilerin mutlak surette dinlenmesi lazımdır.

Ayrıca Hakkı Gökbel dönemindeki yöneticilerin, kadro verilenlerin ya da üniversiteye asistan alınanların kaçı kamu görevinden ihraç edilmiş, kaçı hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur?

Bu konuların yargılamaya ışık tutacağını düşünüyoruz.

Şayet mahkeme kendini iddianameyle sıkı sıkıya bağlı sayar ve tahkikatı bu yönde derinleştirmezse, Hakkı Gökbel’le ilgili bilgisi birkaç cümleyi geçmeyecek olan etkisiz eleman niteliğindeki tanık beyanlarıyla bir yere varamaz. Yönetici konumda olan şahitlerin söyleyeceklerine katkı sağlayacak olan asistan alımları örgütlenmesi de dosyada mevcuttur.  

Biz 9. Ağır Ceza Mahkemesi fezlekesi içinde yer alan bu resmin bile Hakkı Gökbel’in örgüt yöneticisi olarak yargılandığı 2. Ağır Ceza mahkemesindeki dosyasına girip girmediğini bilmiyoruz.

Biz yine görevimizi yerine getireceğiz, -kamu adına- bu resmi ve önceki yöneticilerden tespit edebildiklerimizin beyanlarını Savcılık Makamına ileterek gereğinin yapılmasını isteyeceğiz.

Dilekçemiz ekinde sunacağımız bu resimde, geri planda yer alan ama teşhis edilmeyen şahıslar kimler, bunu da merak ediyoruz!

Önceki ve Sonraki Yazılar