1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Bir beyaz adam ayrıldı aramızdan: MAHMUT ENGİNAR
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir beyaz adam ayrıldı aramızdan: MAHMUT ENGİNAR

A+A-

1989 Yılı’ydı onu ilk tanıdığımda.

O geldi buldu beni Doğanhisar’da.

Sadece onun hatırası var, hiç tanışmadığımız halde sadece onun yüreğime mıh gibi çakılan, her aklıma geldiğinde de hayırla yadettiğim en hakiki Müslüman duyarlık hatırası hem de!

Sene 1989…

Doğanhisar’da Dönüşüm isimli on beş günde bir yayımlanan gazete çıkarıyordum yirmi iki yaşında.

Birilerini fena halde rahatsız ettik ki, evimizi kundakladılar, yandı gitti yan yayana olan üç evimiz.

Birkaç gün sonra Lise Müdürü Mehmet Özer haber göndermiş okula gelmem için.

Odasında o vardı.

Yıllardır kayıp olmuş bir yakınını bulmuş gibi kucakladı beni.

Ne diyeceğini bilemeyen titrek sesiyle, “Geçmiş olsun, Allah kendi yolunda mücadele edenlerin sayısını artırsın, karşılığını da öbür dünyada versin” dedi.

Bir söz ancak bu kadar dokunur, bu kadar insanın yüreğine Cennet serinliği taşıyabilirdi.

Cebinden bir zarf çıkardı. “Konya’daki arkadaşlarla aralarında bir miktar para topladıklarını, bunu vermesini için de kendisini görevlendirdiklerini” söyledi.

Geldi geçti o günler, ondan başka bir kuruş yardımda bulunan kimse de olmadı. Bazen keşke hiç böyle bir diyalog yaşatmasaydı bana da, zihnimde kıyaslamalar geliştirmeseydi dediğim de oldu.

Birlikte mücadele verdiğimiz insanlar birlikte verilen mücadelenin masraflarını karşılayan oluyor ama birlikte verilen mücadelenin zararı birine bulaştığında kılını kıpırdatmıyordu.

Çok bir şey değil belki buzdolabı alırsınız” demişti. Zarfı uzattığında gözlerinin içine bakmıştım. “Gazete masrafları için kullanırsın” dedi bu kez ikna etmek için.

Bir süre bakıştık öyle. “Mehmet Ali Acar ağabey var, onun da selamı var” dedi. Tanımadığım bir insan elinde zarf, içinde para, yine tanımadığım insanların selamlarıyla çıkageldi.

Beyaz bir adam ayrıldı aramızdan.

Konya’da Beyaz Kitabevi’ne sadece kitap almak için uğramıyordum, onu görmek için uğruyordum daha çok.

Artık tanışmıştık, artık bir ağabey olmuştu bana, artık bir Müslümanın başına bir şey gelse, hiç tanımadığı halde yanında biten bir adamın çayını içmek, o koca gövdesine sarılmak iyi geliyordu bana.

Bir kez olsun bu hatırayı kitabevine uğradığımızda paylaşmadık. Bir kez olsun o günün sıcaklığını da hiç kaybetmedik.

Mahmut Enginar;

Canım ağabeyim, güzel insan göçüp gitti aramızdan.

Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine, akrabalarına Rabbim sabır versin, yetim öğrencilerinin de başı sağolsun, mekanı/makamı Cennet olsun inşâAllah.

Biz Mahmut Enginar'ı iyi bilirdik hem de en iyilerinden bilirdik ey Rabbim, onu Cennet’inle şereflendir!

Önceki ve Sonraki Yazılar