1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. “Beşten büyük Dünya var” demek yetmiyor, inanmamız gerekiyor!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

“Beşten büyük Dünya var” demek yetmiyor, inanmamız gerekiyor!

A+A-

Philippe Haim’in yönetmenliğini yaptığı Fransız yapımı “Secret Defense/Devlet Sırrı” filminin en dikkat çeken rol paylaşımı, cezaevinde tecavüze uğratılan bir Fransız gencin İslamcı fundamentalist terör örgütüne ve bir hayat kadını genç kızın da Fransız istihbarat örgütüne katılmasının sağlanmasıdır.

Atıl İnanç’ın yönetmenliğini yaptığı “Zincirbozan” filminin en çarpıcı sahnesi de, 80 darbesinin olacağı akşam Abdullah Öcalan ve Abdullah Çatlı’nın Amerikan istihbaratı tarafından yurtdışına çıkarılmasıdır. İkisinin de birbirini gördüklerinde aynı devlete çalıştıklarını anlayan bakışları, şaşkınlıktan çok “Nasıl oldu da anlamadık” bakışıdır.

Mahir Kaynak’tan Fehmi Koru’ya, Serdar Turgut’tan Abdurrahman Dilipak’a kadar bütün yazarların bilinçaltımıza yerleştirmeye çalıştığı, “En büyük ilahın Amerika” olduğudur. Bakmayın öyle Amerika’nın gücünü tek tek sıralayıp, sonunda “Allah’ın da bir hesabı var” dediklerine!

Devletin bütün kozmik odalarında Amerika’nın parmak izi olduğu düşünülebilir. Türkiye üzerinde iştah kabartan Amerika ya da Türkiye’yi Ortadoğu jandarması haline dönüştürmek isteyen bütün emperyalist ülkeler, siyasilerden bürokratlara, iş adamlarından gazetecilere uzanan yelpazede, demek ki; insanların para, makam, imtiyaz istekleri ve zaaflarından yararlanmaktadır.

PKK, FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin finans ve silah kaynağının Amerika olduğunu, binlerce tırın gözümüzün önünde terör gruplarına silah sevkiyatı yaptığını biliyoruz ve terör devletinin aleni yaptığı/yaptırdığı terör eylemlerini protesto edecek ne bir bilincimiz ne de bir takatimiz var.

Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri, milyonlarca katledilen insan karşısında sanki angajmanlı bir ses yükseltiyor, sağ kalanlar da Müslüman ülkelere dağıtılıyor.

Terör devletlerinin yerinden yurdundan ettiği halkları bölge devletleri sığınmacı kabul ediyor, sivil toplum örgütleri de sığınmacılara yardımlarda bulunuyor, hiçbirimizin yerinden edilen insanları kimin yerinden ettiğine karşı en küçük devamlılığı olan bir karşı çıkışı yok.

Afganistan, Irak, Mısır, Filistin ve Suriye gibi ülkeleri bu duruma getiren, milyonlarca insanın katledilmesini gerçekleştiren hangi ülke?

Bizim başımıza PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerini saran, on binlerce insanımızın öldürülmesine neden olan, darbeler gerçekleştiren, darbe girişimlerinde bulunan, her birkaç yılda ekonomik darbe girişimi neticesinde milyar dolarlarımızı hortumlayan hangi ülke?

Türkiye’nin onlarca yerine NATO Üssü kuran, bütün finans sektörünü kontrol altında tutan, özelleştirilen fabrikaları önce yerli iş adamlarına aldırıp sonra kendi şirketlerine aktaran hangi ülke?

Sadece üsleriyle değil, üstümüze giydiklerimizle de işgal altındayız!

Sadece domainleri askıya alsa adamlar, Türkiye’de sistem çöker.

Amerika’nın bir tuşla sarsamayacağı neyimiz var?

Doğrudur; Allah’ın bir hesabı vardır, gece gündüz kafa patlatan Amerika’ya karşı olacak değil elbet, onların kemiklerinden beslenenlere karşı!

Misak-ı Milli sınırları Amerika tarafından çizilmiş, tarih kitaplarında tek satır dahi Amerikan işgalinden bahsedilmeyen bir ülkeyiz!

Bizim en büyük düşmanımız Amerika’dır!

Beşten büyük Dünya var” demek yetmiyor, buna inanmamız da gerekiyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar