1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Basit bir dokunuşun nasıl ilişkileri dokuduğunu bilirsiniz...
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Basit bir dokunuşun nasıl ilişkileri dokuduğunu bilirsiniz...

A+A-

Çocukluğumda ablalarım tarladan yorgun argın geldiklerinde ocağın üzerinde pişmiş bir yemek görürdü; gözlerindeki o sevginin yüreğimi nasıl kuşattığını anlatamam.

Her gün, her gece gözleri yollarda kalan ablalarımın beni nasıl sevdiklerini çok iyi bilir, bu sevgiyi ne yaparsam yapayım bir türlü zedeleyemezdim.

Çok sevildim ben, bütün haşarılıklarıma, hoyratlıklarıma, şımarıklıklarıma, bencilliklerime rağmen hep en çok sevilen oldum.

Annem masallar anlatırdı, masal kahramanı kurda sıra geldiğinde kurt gibi, sırma saçlı kıza sıra geldiğinde sırma saçlı kız gibi değişirdi ses tonu; bütün rollerin hakkını verirdi.

Bir ilkokul mezunu dahi olmayan kadının ahlak, edep, fazilet gibi değerleri pratik yaşamında çocuklarına nasıl öğrettiğini bugün dahi anlayabilmiş değilim.

Babamdan bahsedeceğim çok şey var, o insanların haberi olmadan onların hayatını kolaylaştıran bir adamdı. Çocuk yaşta kaybettim, hâlâ dizilerde, filmlerde baba-oğul sahneleri hıçkırıklara boğabiliyor beni.

Bugün sandalyeme oturup, geriye yaslandığımda, çocuk yaşta ablalarıma yaptığım yemekler geldi nedense gözlerimin önüne.

Biz her yemek gibi pişerek büyüdük, ayaklarımızın üzerinde kalmayı öğrendik. O kadar çok sendeledim ki yaşadığım hayatta, hep elimden tutan, belimi doğrultan beni seven kadınlar oldu.

İnsanın sevdiklerini daha doğrusu kendisini sevenleri mutlu etmesi kadar kolay bir şey yoktur.

Çocuk yaşta üzerimde gezinen o ışıltılı bakışları çok sık olmasa da bu yaşta yaşamanın da hazzını tadıyorum.

Zor bir adamım, bunu birilerinin söylemesine gerek yok. Tahammülü zor bir adam olduğumu asla inkar etmedim. Tahammül edemeyeceğim şeylere karşı reflekslerim çok güçlü, parlamadan bir tavır geliştirebiliyor, kendimle yüzleştiğim gibi yakınlarımı da yüzleştirebiliyorum. Bazen de acımasız olabiliyor, kesiyorum bütün ilişkileri; yine koruyucu bir yanım ağır basıyor, benim üzerimden bir baskı yaşamamaları için bilinçlice yapıyorum bunu da. Bir sefer zorlanıyorum ama sonra rahat ediyorum, sınırları çizmek benim için zor olmuyor. Belki de bütün bu zor adamlığımı sevdiklerimin ilgi duyduğu şeylere sevmesem de, hoşlanmasam da değer verdiğimi göstermek yumuşatıyor hepsinin gözünde.

Hayatın anahtarı hepimizin elinde var aslında, değer verdiklerimizin değer verdiklerine biraz değer verebilsek, açılmadık kapı kalmayacak. Bu konuda herkesin söyleyeceği çok şey vardır, basit bir dokunuşun nasıl ilişkileri dokuduğunu anlatabileceğimiz birçok hikayelerimiz vardır.

Yemek diyordum…

İnsanın kendi elleriyle sevdiklerine hazırladığı yemeğin inanılmaz bir hatırı ve hatırası vardır.

Bazen sevdiğim bir arkadaşı kahvaltıya davet edip, onun sevdiği şeyleri kendi ellerimle hazırlamak, bazen çocuklarımla hazırladığım bir yemeği birlikte yemek bana müthiş bir keyf veriyor.

Yorgun argın eve geldiğinde ocağın üzerinde pişmiş bir yemek, bazen de bulaşıkların yıkandığını gören bir çift göz, çocukluğumdaki gibi yüreğimi kuşatan, aydınlatan, ısıtan bakışları bahşediyor. Hiç büyümediğimi hissediyorum. Yine de alıştırmamak lazım, o gözler hep öyle bakmayı biliyor çünkü…

Önceki ve Sonraki Yazılar