1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Başbakanları esir alıyordunuz, Davutoğlu'na ancak havlarsınız!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakanları esir alıyordunuz, Davutoğlu'na ancak havlarsınız!

A+A-

Yıllardır Melih Gökçek’le uğraştı, Melih Gökçek’in mal varlıklarımızı takas edelim çağrısına sırt döndü.

Anayasa Yüksek Mahkemesi Üyesi olan eşinin sayesinde yıllarca Doğan Grubu’nun tetikçiliğini yaptı, eşinin emekli olması sonrası o da kapının önüne bırakıldı.

Melik Gökçek’e yakıştırdığı mal varlığının belediye başkanlığından kaynaklanan bir karşılığı olduğunu düşündürtme çabasına karşılık kendi mal varlıklarının nasıl oluştuğunu açıklayamayan, işi pişkinliğe vuran bir yüzsüzlük gösterdi.

Emin Çölaşan’dan bahsediyorum. Medyanın kazma yazarlarının başında geliyor.

Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’na yakışıksız yakıştırmalarda bulunmasının basın özgürlüğünden kaynaklanan genişliği kendilerinin ne kadar geniş karınlı olduğunu gösteriyor.

Başbakan Davutoğlu’na laf söyleyecek adamın öncelikle mal varlığının kaynaklarını açıklaması gerekiyor, nerelerin arpalığından gem vurulmaz azgınlığınızın arpasını edindiniz onu açıkla adı emin kendi sahtekar olan adam!

Yıllarca kimlerin sofra atıklarından beslenerek sağa sola saldırdığınızı bilmeyen mi var?

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi katleden terör örgütüne bir çift sözün olmayacak, terör eylemi üzerinden Başbakan Davutoğlu’na laf söyleme rezilliğini yaşayacaksın, sonra da gölgesine sığındığın terör silahları altından teröre çanak tutan köşenden Hükümete saldıracaksın, sende zerre kadar onur mu kalmış da utan be adam diyelim!

Şehit düşen polis neden dünyanıza girmiyor Tahir Elçi kadar arkadaş. Biri terör kurşunuyla ölmüş, diğeri terör kurşununa Tahir Elçi öldürülmesin diye bedenini siper etmiş, en azından onun için de üzülmeseniz bile üzülüyormuş gibi bir şey söylemeniz gerekmez mi?

PKK Terör örgütü değildir” diyen adamı PKK’lı teröristler öldürdü, PKK’lı gençler dağdan indirilmelidir diyen barış görüşmelerini bombalayan da PKK’lı teröristler oldu, Doğu’da her ilde hendekler kazan, yollara mayınlar döşeyen, halkın huzurunu kaçıran PKK olduğu halde nasıl hala PKK’ya değil de PKK’lı teröristlere hakkettikleri cevabı veren Hükümete saldırıyorsunuz. Hükümet daha ne yapsın?

Sizlerin hiçbir zaman vatanı olmadı, sizler için vatan, tetikçisi olduğunuz çevrelerden aldığınız paralarla yaşayabileceğiniz her yer oldu.

Ahmet Hakan’ından Levent Gültekin’e kadar “Kimin Müslüman, kimin insan olduğuna” dair güzellemeler okuyoruz. Önce bir kendinize bakın, üzerlerinizde nerdeyse sorguladığınız insanlar kadar bile Müslümanlık emaresi kalmadı. En azından sorguladığınız insanlar bu mahallenin hırlayanları ya sizler kimlere köpeklik yapıyorsunuz?

Nasıl bir ekran seviciliğidir ki, meşhur olma pahasına karşı tarafın alkışlanmalarına kaptırdınız kendinizi. Ne kadar havlatırlarsa o kadar alkışlanırsınız, bunu da öylece bilin, adam olduğunuzdan, değer verildiğinden falan değil, adamlıklarınızdan olduğunuzdan alkışlanıyorsunuz!

Herkesin googleye yazıp tarihçesini öğrenebileceği “Rus salatası” üzerinden zorlama bağlantılar kuran adamların köşe yazarı olduğu bir memlekette yaşamak zorumuza gitmiyor, bu adamlara sayıları azımsanmayacak insanların değer vermesidir zorumuza giden.

Beyler bir de tekerleme tutturmuşlar, ‘kaçmayacak olan gazetecileri niye tutukluyorsunuz’ diye. Kaç genel yayın yönetmeni, kaç gazeteci kaçtı haberleri olmadığından değil. Sadece ajanlık yapan gazeteciler değil, onlara görüntüleri servis eden paralel yapının kapıkulu komutanları da tutuklandı.

Medya patronları köşe yazarlarını silahlandığı kalemleriyle Hükümet Başkanlarını esir alıyordu, köşe yazarları da kendilerini bir halt zannediyordu, o günler geride kaldı, sizler hala kapıkulu yazarlıklarınızı devam ettirebilirsiniz ama bu Hükümet sizin esir alabileceğiniz bir Hükümet değil.

Gelelim Suriye meselesine; Türkiye’nin kendi güvenliği dışında Suriye’ye bir operasyon düzenlediğini duyan, gören var mı? Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan tek ülke Türkiye.

Suriye topraklarında Türk askerinden başka bütün yabancı ülkelerin askerleri cirit atıyor. Biz hiçbir Müslümanın üzerine bomba yağdırmadık, hiçbir Suriyelinin burnunu kanatmadık, Suriye halkına sadece kucak açtık, bütün bunlara rağmen nasıl oluyor da Hükümet’in Suriye politikası eleştirilebiliyor?

Suriyeli Araplar, Suriyeli Kürtler, Suriyeli Türkler hepsi bizim himayemize sığınıyor, hiçbirine de ayrım yapmayan bir devlet büyüklüğü gösteriyoruz.

Putin kendisi gibi katil Esed’in çağrısından dolayı Suriye’ye gelmiş, peki biz masum Türkmenlerin çağrısına kulak vermeyecek miyiz?

Bizim Ortadoğu’da hem kan hem de inanç bağımız var, onların tek bağı yeraltı kaynakları. Biz yerin üstündekileri korumak için çırpınıyoruz, onlar yerin altındakilere sahip olmak için yerin üstündekileri katlediyor!

Ortadoğu’nun bütün varlığı Ortadoğu halklarınındır, terörist devletlerin silah zoruyla yeraltı kaynakları talan edilmektedir, meselenin aslı da astarı da budur!

Önceki ve Sonraki Yazılar