1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Aydın Doğan'ın medyasında kaç milliyetçi yazar var?
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Aydın Doğan'ın medyasında kaç milliyetçi yazar var?

A+A-

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sofraya oturduklarında anne ve babasının “Çocuklar besmele çekin” demesi ne kadar bir telkini getiriyorsa, başörtüsünü serbest bırakan anayasa maddesine karşı oy kullanarak Anayasa Mahkemesi’ne müracaat etmeleri de o kadar Allahla kul arasına girmenin tehditini içeriyordu.

Siyasete dinsizliği alet etmenin daniskasını yaşayan adamların seçim şarkısında besmeleyi hafifleten oynaklığına bile tahammüllerinin olmaması kimseyi şaşırtan, hayretlere düşüren bir çıkış değil.

Doğan Grubu’nun bütün pişkinliğine rağmen en yüzsüz yazarı on üç yıldır Yüksek Seçim Kurulu yasakları neden değiştirilmedi diye soruyor. Ertuğrul Özkök’ten efsunlu Ahmet Hakan Coşkun önce para için nasıl dini inançlarını hafiflettiğinin hesabını kendine sormalıdır. Terörün siyasi kanadını alkışlayan şeref yoksunlarının her gün terörün üzerine giden insanları diktatör olarak ilan ettikleri köşeleri hâlâ inançlı insanları ağırlayabilecek bir şöhret köşesi değeri taşıyorsa başkalarının da pişkinliğe prim verdiği görülmelidir.

Ahmet Arslan en çarpıcı, en can alıcı değerlendirmeyi yapmış; aklına, yüreğine ve vicdanına sağlık:

Yayın organlarının bölücü eğilimler karşısında “tarafsız” bile kalmasını sağlayamayan Aydın Doğan yine üfürmüş ve “ben doğma büyüme, katıksız milliyetçiyim” demiş.

Sevsinler senin milliyetçiliğini.

Memlekette istismarı en kolay yapılabilen şeyin “milliyetçilik” olduğunun farkına varmış olacak ki, 40 yıldır gazetelerinde, televizyonlarında neredeyse hiçbir milliyetçiyi istihdam etmeyen Aydın Doğan “milliyetçilik ipine” sarılmış.

Dünyada Aydın Doğan gibi yayın organlarında ülkesinin bölünmesini, parçalanmasını savunan kişileri barındırıp, bunları el üstünde tutarak on binlerce dolar maaş ödeyerek zenginleşmesini sağlayan başka “milliyetçi örneği” var mıdır acaba?

Aydın Doğan, orta sınıf Türk insanından kazandığı paranın bir bölümü ile Türkiye düşmanı kişileri istihdam etmek, hatta zenginleştirmek için kullanmaktadır. Kendi parasıdır, istediği gibi kullanabilir. Ama bu kişiler aracılığı ile bilinçaltı mesajlarla, aleni köşe yazılarıyla bölücülüğe destek çıkmalarına müsaade ediyorsa bu hem ahlak dışılıktır hem de suçtur.

Bunlarla birlikte bir de kalkıp, “ben doğma büyüme, katıksız milliyetçiyim” ise insanları alenen salak yerine koymak ve düpedüz yalancılıktır.”

Selahattin Demirtaş’ın “Besmele yerine tevbe istiğfar çekmeleri daha uygun olurdu” sözü, PKK gibi bir terör örgütü üyesine nasıl da yakıştı!

Binlerce insanı katleden, binlerce insanın yerlerinden yurtlarından çıkarılmasına sebep olan, binlerce çocuk yaştaki insanları kaçırıp ellerine kalleşçe keleş tutuşturan, daha reşit olmamış kızların ırzlarına geçen şerefsizlerin tevbe edeceği bir Allah inancı yok nasıl olsa!

İnsanın ne aklı ne havsalası  alıyor, nasıl oluyor da bu insanlar kimin zoruyla, kimin tehditiyle, kimin algı operasyonlarıyla olursa olsun % 13 oy alabiliyor? Aydın Doğan boşuna demiyor, ‘biz istediğimizi iktidar ederiz, istediğimizi de iktidardan ederiz’ diye.

Tecavüzcülerin, katillerin, soyguncuların, bölücülerin, emperyalist devletlerin ellerine tutuşturduğu silahlarla kardeş kanı döken alçakların inlerinden çıkacak yüzü olmaması gerekirken, ekranlarda boy gösterebiliyor, canlı bombaların onlarca insanı katlettiği örgüt üyelerinin siyasi aktörleri canlı yayınlarda bağlama çalabiliyor!

Bu ülkede kimse terör örgütlerinin arkasındaki emperyalist devletlerin adını ağzına alamıyordu, bugün Amerika’sından Almanya’sına kadar hepsine Cumhurbaşkanı Erdoğan laf söylüyor. Muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu da Amerika’dan eman dileniyor.

Devlet Bahçeli’ye karşı söz israfında bulunmaya bile gerek yok.

Yıllardır kandan ve göz yaşından beslenen insanların üzerimize saldıkları korkunun da bir örümcek ağı kadar değeri olmadığını gösteren bir adam çıktı nihayet!

Allah Erdoğan’ı başımızdan eksik etmesin. 

Önceki ve Sonraki Yazılar