1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Aydın Doğan’ı çırpındıran mağdurların ahıdır!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Aydın Doğan’ı çırpındıran mağdurların ahıdır!

A+A-

Son bir haftadır Aydın Doğan’ın mektuplarını ve demeçlerini okuyoruz. Neredeyse her gün bir açıklamada bulunuyor. Kırk yıla yakın medya patronluğu tarihinde Aydın Doğan’ı bu kadar çaresiz görmemiştik. Doğan Grubu’nun yıllarca mağdur ettiği insanların seslerini duyuracak bir medya da yoktu.

Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na kadar karşısında en şedit duruşu gösteren, Taksim’de kendini asacağını söyleyecek kadar düşmanlık besleyen Aydın Doğan’ın o utancı bile sineye çekmesine alıştı Türkiye.

Seksen Darbesi öncesinde de sonrasında da hükümetler kurmanın medya rolünü üstlenen Aydın Doğan’ın ayarını Recep Tayyip Erdoğan bozmuştur.

Kırk yıllık medya patronluğunun son on yılında istediğini alamayan, istediğini yaptıramayan bir hırçınlık yaşamaktadır.

Gezi olaylarını hortlatan adam Başbakanlık Binası’na saldırıları coşkuyla karşılamış, binlerce sokak sürüsünün sağı solu yakıp yıkmasını şampanya patlatarak kutlamıştır.

Gezi ruhu onurlandırmasıyla terör örgütlerinin ve marjinal grupların kumanyasını dağıtacak bir aşevi görevini üstlenmiştir.

Uzaktan seyredebilecekleri beş yıldızlı otelleri şehir eşkıyalarının yol geçen hanına çevirmişlerdir.

AK Parti binalarına bombalı saldırılar keyfle haber yapılmış, PKK  Terör Örgütü üyelerinin araç durdurma, kimlik kontrolü haberleri düğün şenliği görüntüleriyle masumlaştırılmıştır.

Kırk yıllık medya patronluğunda ne kadar komünist ve sosyalist yazar varsa kendi cephesinde ellerine tutuşturduğu kalemlerle inançlı kesime saldırmaları talimatını veren bir medya komutanı olmuştur.

Aydın Doğan’ın mirası da tartışma konusudur, kazılan mezarlar, yapıldığı iddia edilen DNA testleri nedense medyada manşetlere taşınacak bir haber değeri bulmamıştır. Zaman zaman bizlerin de imâ’da bulunduğu gibi aba altından sopa gösterilen bir hatırlatmanın ötesine geçememiştir.

İş Bankası hisselerinden petrol şirketlerine kadar şaibeler en üst düzeyde dile getirilmesine rağmen suç duyuruları havada uçuşmamış, medyanın verdiği güce karşı sade vatandaş yargılaması yapılamamıştır.

Aydın Doğan’ın gazeteleri kurulduğu günden buyana hep birilerini hedef gösteren tetikçi bir yayıncılık yapmıştır. Aydın Doğan mağdurları milyonları bulmaktadır.

Turgut Özal, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Necmettin Erbakan ve fıkralarla aşağıladıkları Yıldırım Akbulut’a kadar bütün hükümet başkanları Doğan Grubu’nun saldırısına uğramıştır.

Demirel’in mektubundan alıntı yapan Aydın Doğan’a gediklisi Ertuğrul Özkök, Ecevit’in övgü dolu sözlerini de eklemiştir.

Hastane pencerelerinde el sallayan zavallı bir adamın esnaf mitinglerinde “Sidikli Ecevit” sloganlarını ekranlara taşıyan Doğan Medyası olmamış gibi, mezarlarında yatan adamları kendi kurtuluşlarına payanda edecek kadar yüzsüzleşmişlerdir.

Aydın Doğan’ın sağ ya da sol iktidar umurunda değildir, onun için esas olan çıkarlarını koruyan, çıkarlarına yeni çıkarlar sağlayacak bir hükümetin olmasıdır.

Aydın Doğan bağımsız gazetecilik yaptığı iddiasında bulunabilmektedir, tek bir gün bağımsız gazetecilik yaptığını kimse söyleyemez.

Türkiye’de ne kadar parti kapatılmışsa hepsi Doğan Medyası’ndan nasibini almıştır. Aydın Doğan partiler kapattıran, askere emirler yağdıran, rektörlere başörtüsü yasağını uygulattıran, yargı mensuplarına ayar veren, başbakanları yatak odası kıyafetinde önüne dizen bir adamdır.

Hürriyet Gazetesi’nin taşlanmasını ve Ahmet Hakan Coşkun’un dayak yemesini kendi menfaatleri için her gün manşete taşıyan adam, kendi kışkırttığı illegal örgüt üyelerinin Başbakanlık binasını işgal etme girişimlerini, milyonlarca dolarlık kamu malını talan etmelerini demokratik hak olarak sunmuştur.

Ahmet Hakan’ı koruması için görevlendirilen korumaya saldırganlardan birinin, diğer üçünün de Ahmet Hakan’a saldırması da ilginçtir. Korumanın koruması Ahmet Hakan mıdır, korumanın belinde silah yok mudur? Saldırganların PKK sempatizanlığı ve üyesi olduğu AK Parti’ye karşı düşmanlıkları haber yapılmazken, AK Parti üyelikleri neden hiç gündemden düşmemektedir.

PKK’ya karşı Aydın Doğan’ın dayak yediği yazarına karşı koruyucu kesilmesi nasıl bir ortaklık içgüdüsüdür?

Aydın Doğan, millet iradesinin 411 elini kaos olarak manşetine taşımıştır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın muhtar bile olamayacağını utanmadan başlık yapmıştır.

Bütün manşetlerin ve başlıkların anlamı açıktır; seni muhtar bile yaptırmayacağız denilmekteydi.

Bu ülkede Aydın Doğan’ın kışkırtmasıyla yüz bin öğrenci okullardan atıldı, binlerce memurun işine son verildi.

Onlarca holdingin üzerine çullanıldı, binlerce insan işsiz kaldı.

Türkiye’nin yasal bir karar alması gerekiyor. İş adamları bu ülkede medya patronu olmamalıdır. Medyayı iş adamları kirletmiştir. Kendi işlerini büyütmek için medya taarruz cephesi haline dönüştürülmüştür.

Aydın Doğan sadece hükümetler üzerinde değil medya üzerinde de tahakküm kurmuş bir adamdır. Konya’nın medya patronlarına bile ‘abdestinde namazında, beş vakit namazını kılıyor’ dedirtebilmiştir.

Aydın Doğan’ın çırpınışı, yıllarca mağdur ettiği insanların millet iradesiyle bütünleştirdikleri beddualarıdır!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar