1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Avukatın İslamcısı olmaz!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Avukatın İslamcısı olmaz!

A+A-

Konya TV’de yayınlanan “Reaksiyon” programının konuğu HUDER Konya Şube Başkanı Mehmet Şamil Şenalp’ti. Öncelikle, Program sunucusu Ramazan Erten’i başarılı bulduğumu söylemeliyim. Sakin üslubu içinde, sorulması gereken her soruyu sordu.

Mehmet Şamil Şenalp’i de sözü dolandırmayan, eğip bükmeyen tavrından dolayı tebrik ediyorum. HUDER’in içinde yer aldığı Birlik Grubu listesini olduğu gibi tanımlayan, gereksiz savunma reflekslerine iltifat etmeyen duruşu şaşırttı beni.

Şenalp, açıkça kendisinin de yönetim listesinde yer aldığı Birlik Grubu listesinde paralel yapıya yakın avukatların olduğunu sıkılmadan söyledi. Kendi mantık denklemi zemininde, “O yapıya yakın olan arkadaşlar bizim listemizde var, biz onlara el uzatıyoruz, dışlamıyoruz, milli irade üzerinde bir yapılanmanın içinde olduklarını görürsek, onlarla da hukuk içinde mücadele ederiz” dedi. Seçimi kazanmaya dönük bir mahkumiyet cümlesi kurmuş olsa da, listenin ardında duran bir üslup kararlığını göstermesi şahsen benim beklediğim bir duruş değildi.

Paralel yapıya yakın avukatlarla ortak bir liste çıkarılmasını Mehmet Şamil Şenalp de savunmuyor, kendince bir de yol gösteriyor. “BARO Seçimi’nde listeye oy verilmiyor, oy kullanacak avukatlar, kendi kullanacakları listeyi kendileri belirliyor; yönetim ve diğer birim üyelerinin isimleri tek tek yazılarak, oylar kullanıyor” diyor. Demek istiyor ki, kim listedeki paralel yapıya yakın olduğunu düşündüğü avukat varsa, o isimlerden bir rahatsızlık duyuyorsa, onun ismini yazmasın, kendi iradesiyle kimi yönetimde görmek istiyorsa o isimleri yazsın.  

Birlik Grubu’nun başkan adayı Fevzi Kayacan’la ilgili her hangi bir sıkıntılarının olmadığını anlıyoruz. Kayacan’la ilgili söylenenler, HUDER’in hanesinde bir eksiyi yazdırmamış. Başkan adaylarına sahip çıkıyorlar.

Bir de Değişim Grubu var. Onlar, sadece yönetime talip, bir başları yok. Fevzi Kayacan’la ilgili onların da sorunu yok. Değişim Grubu listesindeki isimlere baktığımızda, ne kadar çok konuşan insan varsa biraraya toplanmış. Ortak özellikleri bu. Otoriteyi reddeden beylik cümleler  kurmaya bayılıyorlar, zaten bir başkan adayı çıkaracak duruma gelinseydi, yönetim listesinde de anlaşma sağlanamazdı. Hepsi başkan adayı olacak çapta adamlar. Yönetim listesi sıralamasında hepsi de birinci sırada olması gereken kişiler, nasıl oldu da, ikinci, üçüncü, dördüncü sırayı kendilerine yedirebildiler, anlamış değilim!

Sonradan öğreniyorum ki, sicil numaralarına göre sıralanmışlar!

Her gruptan avukat var; sağcı, solcu, İslamcı. Ben bunlara “Hariciler” diyorum. Kimseyi beğenmeyen, birbirlerini de beğenmeyen insanlar topluluğu. Bir otoriteyi reddeden ama bütün otoritelere boyun eğecek bir mizaç özellikleri de var. Övdüklerini göklere çıkaran, yerdiklerini yerin dibine sokan bir karakteri temsil ediyorlar. Bunlar sadece avukatlıktan anlamazlar, galericilik de yaparlar, emlakçılık da, birkaç zengini bir araya getirerek arsa aldırma hayalleri kurup, kooperatifçiliğe de soyunurlar. Arabuluculuk görevlerinin karşılığında bir daire de bize düşer mi hesabını tutarlar. Bugün ak dediklerine yarın da değil, kafaları bozulduğu an birkaç dakika sonra kara diyebilirler.

Mehmet Şamil Şenalp’in, AK Parti Konya milletvekillerinin Birlik Grubu listesini eleştirilerine dönük kurduğu cümle de çok sarsıcıydı: “17 Aralık operasyonunda biz net bir tavır sergiledik, o vekiller sessiz kaldı” dedi.

Bütün şimşekleri üzerime çekmeliyim şimdi! Eğer bu ülkede inançlarını mesleğiyle örtüştüren avukatlar olsaydı, sadece toplumsal karşılığı olan başörtüsü ya da parti kapatılması davalarında kendilerini göstermezler, insan hakları alanlarının her boyutunda hukuki bir mücadeleleri olurdu bu arkadaşların. Duyarlık gösterdikleri alanlar da hazır bir müşteri potansiyelini koruyor zaten. Daha bir kez olsun yasa taslağı dahi hazırlayıp, kamuoyuyla paylaşamayan bu insanlardan benim her hangi bir beklentim yok. 1989 yılından buyana yazdığım yazılardan dolayı hakkımda yüzlerce dava açıldı. Hem davalardan edindiğim gözlem hem de HUDER yapılanması ve Değişim Grubu bana şu hakikati maalesef söyletiyor: Avukatın İslamcısı olmaz; istisnalar da kaideyi bozmaz!

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar