1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Atatürk ve Alija dizisinin hatırlattığı sorumluluk!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk ve Alija dizisinin hatırlattığı sorumluluk!

A+A-

İslam nedir diye sorarsan eğer, cevabı işte bu.
Hayatın sağlık ve şeref olduğunu bilen temiz kalp ve iyi yürek.
Allah'ın razı olduğu dua gibi...
Etrafına ve yakınlarına faydalı olmak...
İnsanları tüm ruhun ile kardeşlerin gibi sevmek...
İnan ki kötülük kötülükle, iyilik iyilikle en güzel şekilde karşılık bulacaktır.
Onurlu bir hayat yaşa, nerde bir imkanın olursa iyilik yap...

Alija'dan Bosna şarkısı

Bir ülkede Müslümanların bilinci; şarkı, ilahi ve marşlarından belli olur. Gözlerin sürmesinden, gül yüzü rüyalarda görmekten öteye gidemeyen, Eritre'ye, Mora'ya, Filistin'e marşlar yazan, bir türlü kendi askerinin şahadetine tek mısra yazamayan bir halkın, ahlaktan, iyilikten, hukuktan, adaletten bahseden bir şarkısı, ezgisi, marşı da yok...

01 Ocak 2016 tarihinde yazdığım “Kundaktaki çocuğuna karakter kazandıracak ninni söyledin mi?” başlıklı yazıda Mustafa Kemal Atatürk’ün 1914’te subaylara seslendiği o çapıcı tespiti hatırlatmıştım:

Ey millet!

Ey 600 senelik çarşafa bürünmüş 5000 senelik açık alınlı Türk kadını!

O beş bin senelik gelenekleri bugünkü subayların kumandası altına verdiğin evlatlarına beşiklerindeyken şarkılarla anlattın mı?

O şarkılarla onlarda bir karakter yarattın mı?

Ey genç subay, ey bugünün genç kumandanları!

Galiba analarımızın sesleri, saçları gibi namahremdir. Bu sorularımıza cevap vermiyorlar. Anlaşılıyor ki, askerlerimizin ruhunu kazanmak bizim için bir vazife olduğu gibi, evvela onlarda bir ruh, bir emel, bir karakter yaratmak da Allah’tan ve Medine-i Münevvere’de yatan Cenâb-ı Peygamber’den sonra bize düşüyor!

TRT 1’de Salı günleri yayınlanan “Alija” dizisinde söylenen Bosna şarkıları bile başlı başına bir toplumun bilinç ve dirilişini gösteriyor.

Dizinin senaristi Ahmet Tezcan harika bir iş çıkarmış, hiç abartıya kaçmadan insanî dokunuşları yerli yerinde kullanmış. Bu yılın en harika dizisi olduğunu söyleyebilirim.

Kundaktaki bebeğe söylenen ninniye bakar mısınız?

Hey Anadolu kız!

Benim ol sen.

Ben sana sevdalinka şarkıları söyleyeceğim.

Ya ölümü karşılayan bir paşanın duygularını seslendiren şarkı:

İstanbul boğazında hasta olan paşa yatıyor.

Canını vermek üzeredir.

Kara toprak onu çekiyor.

Dua onun için kutsaldır.

Müezzin tüm sesiyle minareden,

La ilahe illallah derken…

Selam aleykum

Bilge Kral, naif devrimci Aliya İzzetbegoviç’in İslam Deklarasyonu’nun bir toplumda cesaret uyandıran dizelere dönüştüğünü de görüyoruz:

İşte biz geldik Genç Müslümanlar
Bütün bir ülkede bilinsin bu. 
Zayıflık ya da korku yaşamayacağız.
Biz düşmanlarımızı ezeceğiz.

Aliya İzzetbegoviç tanık olduğumuz çağda asaleti, soyluluğu, adaleti, vicdanı, toplumsal barışı, en önemlisi de merhameti abideleştiren Müslüman bir liderdir. Dizide emeği geçenlere şükran duyuyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı, Belediyeler, sivil toplum örgütleri kundaktaki çocuklara söylenecek ninnilerin, gençlik çağlarında söylenecek şarkıların güfte ve beste çalışmasını başlatmalıdır.

Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçe belediyelerimiz, kahramanlık, adalet, iyilik ninnileri ve şarkılarının yarışma programlarını başlatabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar