1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Allah’a yakın olan her şeyi Allah’tan ister!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Allah’a yakın olan her şeyi Allah’tan ister!

A+A-

İnsanın kendini Allah’a yakın hissetmesi, Allah’ın isteklerine göre yaşamasıyla şeksiz şüphesiz doğru orantılıdır. İsteklerimizi Allah’tan aklımıza düştüğünde istiyor, muhatabımız olan insanlara daha çok isteklerimizi hatırlatıyorsak, yaşantılarımızda eksiklik var demektir.

Bu anlayış kesinlikle hakettiğiniz bir şeyi muhatabınız olan insandan istemeyeceksiniz algısı da oluşturmamalıdır, gerçekten hakkınız olduğuna inanıyorsanız, hakkaniyetli bir muhasebe sonucu hakkınızın gasbedildiği düşüncesi varsa, söke söke hakkınızı da almalısınız.

Benim inandığım Sünnetullah her ne kadar yaşantılarımız bunu söyleyebilecek bir pratik kazandırmasa da Allah insanın isteklerini kendine yöneldiğinde ona hazırlayacaktır; yeter ki isteklerimiz Allah’ın rızasını gözeten istekler olsun!

Müslüman insan Allah’tan başkasına boyun eğmediği gibi Allah adına kazanılan mevzileri de korumakla görevlidir. Kazanımlarımızda nasıl bedel ödemişsek, kazandığımız mevzileri korumak için de bedel ödemek zorundayız. Esas olan kazanılan mevzileri korumaktır, kazanılan mevzileri ehliyetsiz insanların kontrolüne bıraktığımızda, her koyun kendi bacağından asılan olmayacaktır, hepimizi bağlayan bir sorgulama başlayacaktır; bunun yüzlerce örneği vardır!

Kur’an-ı Kerim, Müslümanların inandığı ve Müslümanları bağlayan ilahi bir kitaptır. Müslümanlar içinden yanlış yapan olduğunda da nasıl ceza-i müeyyidelere çarptırılacağı yazmaktadır. Müslümanlar içinden de her türlü insanın çıkması mümkündür ve çıkmaktadır, çıktığında da uygulanacak hat cezaları, kısaslar bellidir; İslam Hukuku’nun uygulanmadığı yerlerde devletlerin hukukları gereken cezayı verecektir, bizlere düşen suçlu insana karşı en hafif ifadeyle tavır geliştirmek, içimizden arındırmaktır.

Müslümanların kendi aralarında “Kol kırılır yen içinde kalır” gibi bir inanç taşıması asla kabul edilemez. Müslümanlar kendilerini kimseyle kıyaslamaz, bu işleri falanlar da böyle yapıyor diyemez. Dünyanın her yerinde o işler öyle yapılmaktadır, Müslümanlara düşen görev, o işlerin öyle yapılamayacağını göstermek, yürekleriyle, dilleriyle, bedenleriyle karşı çıkmaktır.

Türkiye Müslümanları, sadece kendi ülkelerinin değil Dünya Müslümanlarının da sorumluğunu omuzlarında taşımaktadır, bu öyle ağır bir yük ki, her atılan adımın Allah’ın rızasına uygun mu atılıp atılmadığı bin kez düşünülerek atılması gerekmektedir.

Düne kadar ne olduysa oldu, nasıl yanlışlara bulaşmışsak bulaştık, bugünden tezi yok kendimizi arındırmak zorundayız. Diğer insanlardan daha temiz olmamızla da kendimizi avutamayız, Asr-ı Saadet Müslümanlarıyla kıyasladığımızda kendimiz ne durumdayız ona bakacağız!

Önceki ve Sonraki Yazılar