Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Allah Türk!

A+A-

Yedi kişiler. Çakırkeyf bir halde zıkkımlanıyorlar. İkisi genç yaştalar; mezelerini hazırlıyor, pür dikkat dinliyorlar. 68 kuşağının antikomünist cephesinde yer almışlar. Başbuğ Türkeş’in gönüllü korumalığını yaptığını söylüyor biri. Elli beş yaşlarında olan da var, altmışına merdiven dayayan da. Rakısını küçük çay bardağından içen adam derin bir of çekiyor. Gözlerini boşluktan alıyor, arkadaşının gözlerine dikiyor. Arkadaşı ne oldu anlamına gelen, göz kırpıyor.

-On beş gündür düşünüyorum.

-Neyi düşünüyorsun?

-Bu ülkede siyasiler, milletvekilleri, meclis üyeleri, parti yönetim kurulu üyelikleri, il-ilçe başkanları, gençlik kolları yönetim kurulu üyeleri, kadın kolları yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum örgütlerinin başkanları, cemaat liderleri, örgüt liderleri, kooperatif başkanları, mesleki odaların başkanları, belediye başkanları; sıfatlarını ülke çıkarları için mi kullanıyorlar yoksa kendi işleri için mi?

-Çoğu kendi çıkarları için kullanıyor.

-Esnaf vergisini tam veriyor mu?

-Hayır tabii ki, vergi kaçırmanın yolunu en iyi bilen muhasebecileri buluyorlar.

-Bürokratlar, memurlar ihale işlerinde rüşvet alıyor mu?

-Alan da var almayan da, alan çoktur yine de.

-Vatandaş çalışmadan köşeyi dönmek istiyor mu?

-Kim istemez dönmeyi!

-Amerika, Rusya, Avrupa Ülkeleri, komşu ülkeler bizimle uğraşıyor mu?

-Evet.

-Güvenebileceğin kaç kişi var?

-Sana güvenirim.

-Benden başka?

-Yok.

-Sen bana da güvenmezsin yalan söyleme!

-Nereye varmak istiyorsun sen onu söyle?

-Amerika’da bu ülkeye düşman, diğer ülkeler de düşman, millet de fırsatını buldu mu çalıp-çırpıyor!

-Evet.

-Peki, bu ülke niye batmıyor?

-Bu kadar çalan-çırpan olduğuna göre gerçekten de niye batmıyor, doğru söylüyorsun!

-Ben on beş gündür bunu düşünüyorum.

-Niye batmıyor?

-Buldum sonunda.

-Neymiş?

-Allah Türk!

Peygamberlerin Türk olduğunu söyleyene rastlamıştım da, ilk kez işi merkeze bağlayana rastlıyorum. Yüzlerde bir tebessüm yok. Gençler birbirlerine bakıyor. Diğerleri de, kafa çekme ziyafeti hatırına bir mütefekkir edasıyla söylenenleri düşünüyor. Devam ediyor adam.

Türkiye uzay füzesi yaptığında nereden fırlatacağız biliyor musunuz” diyor.

Hepsi bakıyor.

-Uzay gemisini Türkiye’den göndermeyeceğiz. Düşünün bakalım en uygun yer neresi?

Hep bir ağızdan “Neresi” deniliyor.

-Ben yıllarca bunları düşünüyorum. Çok düşündüm. Her gece düşündüm. Rakı sofralarında da düşündüm. NATO askeri olan zenci kadınla birlikte olduğumda da düşündüm.

-Peki, nereden fırlatacağız Reis?

-Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) neden Mekke’den çıkmadı Mirac’a?

-Neden?

-Kudüs’e götürüldü!

-Eeee

-Uzayın kozmik kapısı Kudüs’te. Kapı Kadir Gecesi’nde açılıyor. İşte o gün fırlatacağız füzeyi!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar