1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Akşener'in gündeme getirdiği Eğitim Kampları kurulmalıdır!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Akşener'in gündeme getirdiği Eğitim Kampları kurulmalıdır!

A+A-

Fehmi Koru’nun kendi vehimlerini aktarmak için kullandığı Amerikalı bir dostu vardır, Ertuğrul Özkök de benzer şekilde üst düzey bir askeri yetkiliye dayandırarak hezeyanlarını paylaşırdı, Abdurrahman Dilipak daha içten yapar bunu, bu tarafta görünen, diğer taraftan oranlarla karşı tarafın bizi nasıl parçalayabileceğinin yüzdelerini vermekten çekinmez yüzsüzce.

Bu ülkenin siyasileri daha usturuplu bir şekilde olabilecekleri, olma ihtimali olanları, devleti yönetenlerin inisiyatif kullanabileceklerini kulağına fısıldayan Amerikan ajanlarının ya da Beyaz Saray yetkilerinin ellerine tutuşturduğu beyanları kekemeleden söyleme görevini üstlenirler.

21 Şubat 2016’da Alper Mikdat Akıncı müstearıyla yazdığım “Yıllarca içimizde sinsice barınan ne çok haysiyetsiz varmış!” başlıklı yazıda;

Suriyeli mültecilerin kamplarda silah eğitimi aldığını Dünya kamuoyuna duyuran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’li milletvekilleri olmuştur, MİT Tırları’nın yardımlarını deşifre eden de paralel yapı ve onların güdümünde olan siyasetçi ve gazeteciler olmuştur. Amerika ve Rusya tırlarla, savaş gemileriyle Suriye’ye silah taşırken hiç ses vermeyen vatan hainleri, Amerika’nın, Rusya’nın hatta İran’ın komuta kademeleriyle Suriye’de savaşa dahil olmasına medya ve siyasi destekleriyle yardım ve yataklıkta bulunmuştur.” değerlendirmesinde bulunmuştum.

Türkiye’nin Suriyeli mültecilere askeri eğitim vermesi, eğitilenleri Suriye’ye göndermesi bir devlet politikası olarak uygulanması kimin işine yarardı?

Amerika’nın, Rusya’nın, Almaya’nın Suriye’de terör örgütlerini eğiten fotoğrafları ve video görüntüleri yayınlanmıştır. Muhalefet partisi genel başkanlarının bu durum karşısında tedirginlik içeren bir açıklamaları olmadığı gibi, Amerika’nın PKK’lı teröristlere gönderdiği 4 bin tırlık ağır silahlar da bir kınama içeren cılızlıkta dillerinde yer bulmadı.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Konya ve Tokat’ta sivillere silahlı eğitim veriliyor” açıklaması da olabileceklere karşı, bir tedbir kamuoyunun oluşturulmasından başka bir mesaj değildir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir darbe girişimini millet iradesiyle başından defetmiştir. Bu ülkenin sivillerinin eğitilmesi gerekmektedir.

Darbe girişimine gerek kalmasın diye Gezi eylemleri başlatıldı, Mit Tırları durduruldu, 17 Aralık operasyonları yapıldı, son çare olarak darbe girişiminde bulunuldu.

Türkiye, kendi içindeki taşeron örgütlerin arkasındaki emperyalist ülkeleri deşifre etmiştir, ülkemize düşmanlık yapan ülkeleri karşısına almıştır. Bugün İran’a müdahaleyi BM’de oylatan Amerika, aynı müdahale isteklerini Ortadoğu ülkelerinin hiçbiri için oylatmadan işgal girişiminde bulunmuştur. Türkiye, Amerika ve emperyalist ülkelerin Ortadoğu’da kurduğu oyunu bozan bir ülke olmuştur. Türkiye üzerinde emperyalist ülkelerin bu kadar uğraş vermesi bin yıllık savaşın bir sonucudur, Türkiye düşerse İran da düşer, Ortadoğu’da insanların sıkıştıklarında başlarını sokacakları hiçbir devlet kalmaz.

Amerika, Türkiye’de olabilecekleri muhalefet partisi genel başkanlarına söyleterek önüne geçmektedir. Bu mesele milli bir meseledir. Türkiye halkı darbelere karşı da, müdahalelere karşı da eğitilmelidir.

Milli Savunma Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüteceği sivillerin eğitilmesi çalışmasına sivil toplum örgütlerimiz de dahil edilmelidir.

Bu projenin adı, “Sağlıklı yaşam ve sivil savunma” mı olur, başka bir şey mi olur bilmiyorum, muhalefet partisi genel başkanlarının engel olunmasını içeren bütün mesajları doğrudan okunmalıdır, o mesajların içeriği de doldurulmalıdır.

12 Eylül Darbesi sonrası liselere konulan “Milli Güvenlik” derslerine uzun süre askerler girdi, 28 Şubat döneminde daha sıkı şekilde uygulandı. Devleti yönetenler yıllarca iç tehdit olarak gördükleri rejim değişimine karşı akıl almaz tedbirler aldı. Kendi halkımıza karşı uygulanan baskıların bilançosuna hiç girmeyeceğim, iç ve dış tehditlere karşı gizli saklı da değil, bir devlet ve millet iradesi bütünlüğünde Milli Güvenlik, Vatandaşlık ve Beden Eğitimi dersleri ideolojik safsatalardan arındırılarak insanımızın zihnen ve bedenen gelişmesi için yeniden düzenlenmelidir.

Askerliğini yapan gençlerimize gece dersleri tarih içeren bir vatandaşlık aidiyetini vermelidir, eğitim çalışmaları da gerçekten bir savaşa hazırlanıyormuşuz gibi verilmelidir.

Türkiye bir savaşa çekilmesinin önüne ancak eğitilmiş ve bilinçlendirilmiş bir halkla geçebilir. Kırk milyon eğitilmiş bir milletin karşısına Amerika dahi çıkamaz. Mevcut yaşam sınırlarımız içinde adı konulmuş süreleri doğru şekilde kullanmamız yetecektir.

Devletimiz resmi ve sivil kurumlarımızla birlikte eğitim kampları kurmalıdır, muhalefet partileri genel başkanlarının açıklamaları her ne kadar yol kesme amacı içerse de, bizlere yol göstermektedir!

Önceki ve Sonraki Yazılar