1. YAZARLAR

  2. Doğan HİSAR

  3. AK Parti yönetimlerinde Ülkücü ve Solcular da olmalıdır!
Doğan HİSAR

Doğan HİSAR

Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti yönetimlerinde Ülkücü ve Solcular da olmalıdır!

A+A-

AK Parti vesayetlere karşı direnişin, muktedir olmanın, adalet ve kalkınmanın siyasi öyküsüdür.

Türkiye Başkanlık modeliyle yönetilmesinin ilk uygulamasını AK Parti yönetimlerinde göstermelidir.

AK Parti yönetimlerinde yegane aranacak insan kriteri hangi görüşten olursa olsun erdemli insan tercihi olmalıdır.

Türkiye tek adam yönetimlerine mahkum olmak istemiyor, liderin varlığıyla siyasi hareketlerin varolmasını bir yazgı olarak kabul etmek istemiyorsa; şahsiyetli, ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutan insanları parti yönetimlerine taşımak zorundadır.

Bu ülkede sağcılık ve solculuğun ideolojik ateşi kül olmalıdır.

İnsanlarımıza neyin doğru neyin yanlış olduğuna bakan siyasi bir bilinç kazandırılması, sanıldığı kadar zor değildir, partiler kapılarını önce millete açmalıdır ki, millet iradesi gerçek anlamda siyasi yönetim erkine kavuşabilsin!

Siyaset öyle bir kültür seviyesine yükseltilmelidir ki, dünya görüşlerinin tartışıldığı değil, projelerin, yapılan işlerin, maliyetlerin, bütçenin doğru kullanılmasının konuşulabildiği ve denetim mekanizmalarının işletildiği pratik bir model geliştirilmelidir!

Bu ülkede bedel ödemeyenler etkinlik alanı geniş olan makamlara getirildiği için milletimize bedeller ödetilmiştir.

Bedel ödemek sadece mücadele vermek değildir, bedel bir işi hakkıyla yapma liyakatında olma kabiliyeti göstermektir.

Bizlerin siyasi yakınlık, emir eri yaklaşımı, hacı rafıklığına kadar uzanan dostluklardan çektiğimiz yeter, bu sıfatları taşıyan insanları kendi iş yerlerimizde çalıştırabilecek bir tercihte bulunmuyorsak, milletin yönetileceği alanlarda da görevlendirme yapamayacağımızın vebal karşılığını anlamamız gerekiyor.

İtaat kültüründen de uzaklaşmalıyız, ekipçiliği sadece çalışma içinde tutan bir kavrayış da kazanmalıyız.  

Türkiye’nin kalkınmasını isteyen insanlar dışında kimse siyasette barındırılmamalıdır, siyasi görevlendirmeler kişinin iş ve sermayesinde artış gösteremez, tam tersine siyasete bulaşan insan, elindeki avucundakini idealleri uğruna harcayan insan olmalıdır.

Bizde siyaset insanlara imtiyaz kazandırmaktadır, bizde siyaset insanların varlıklarını artırmaya yaramaktadır, bizde siyaset iş takipçiliği ahlaksızlığını öğretmektedir, bizde siyaset bizden olanı görevlendiren, bilgili, şahsiyetli olan insanı, kendi cahillerimizin emrinde ezdiren bir zulüm yaşatmaktadır.

AK Parti yönetimlerinde gerçek anlamda bilgili, kültürlü, medeni, ahlaklı ve ilkeli insan tercihleri yapılabilirse, ülke insanlarımızı konjontürel süreçlerde kamplara bölen ideolojilerin köküne de kibrit suyu dökülür.

Türkiye genelinde nerdeyse bütün illerde yaşanan sorunlar genel merkeze taşınmakta, sorunun merkezinde çıpanlar kurutulmamaktadır. Meseleyi kendi bütünlüğü ve kendi sınırları içinde çözmekten yoksun insanların il başkanı yapılması, genel merkez anlayışının da sorunlu olduğunu gösterir.

2002 Yılından buyana o kadar büyük badireler atlattık ki, Allah’ın yardımı, milletimizin feraseti olmasaydı, teşkilatlarımızın inisiyatif yoksunluğu siyasi yokluğumuza da sebep olabilirdi.

Bu dönem atanmış il başkanları tercihi son kez yapılmalı, sonraki kongrelerde seçilmiş il başkanlarının siyaset yapabileceği bir ahlak ilkeselleştirilmelidir.

Kongre sürecinde FETÖ yakınlığı ve geçmişi olan insanlar parti yönetimlerinde yer almamalı, ‘kimin bunlarla yakınlığı olmadı ki’ gibi bir safsataya da kurban verilmemelidir.

Bizler mevcut parti teşkilatlarında izleyici olmanın ötesinde FETÖ’yle mücadeleye daha tanık olmadık, bir insan bunlarla geçmişte oturup kalkmışsa, bağlantısı olan insanları bugüne kadar ayağa kaldırma sorumluluğunu gösterememişse, bu insanlarla bir arpa boyu yol katdemeyiz.

Evet, camiye imam aramıyoruz, cemiyeti her alanda temsil edecek kabiliyette insanlar arıyoruz. Bir insanın bizden olması yanlışlara göz yumduruyorsa, o insanlar gözden çıkarılmalıdır!

Erdemli insanların teşkilatlarımızda görevlendirilmesi, en az 15 Temmuz Şehitlerimize sahip çıkmak kadar önemlidir!

Önceki ve Sonraki Yazılar