1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Ahmet Şükrü’yü aldım karşıma konuştum!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Şükrü’yü aldım karşıma konuştum!

A+A-

Üzülüyorum adama, çırpınıyor sesini duyurmak için.

Yaşını başını da aldı, Şubat’ta 52 yaşına girecek.

Çocuk değil, genç değil, boyundan büyük çocukları var.

Boyunu aşan işlere kalkışıyor, kalkışsın ona da bir şey demiyorum, ayrıca kalkışmalı da.

Tek tek sıraladım uğraşılarını, haklılığını da teslim ettim, benim derdim bu işleri bırakması için bir nasihat değil, gözündeki perdeyi indirmekti.

Holdinglerden il başkanlıklarına, belediye başkanlarından milletvekillerine, Hüseyin Üzülmez’den Recep Konuk’a, KONTV’den Uğur İbrahim Altay’a kadar hepsini konuşturdum.

Sonra FETÖ mücadelesine geldik, onları da sıraladı.

Uğraşılarının hepsini yargı da, siyasiler de, muhalefet de biliyor, bilmedikleri hiçbir şey yok.

FETÖ’yle mücadelesinde nasıl yalnız bırakıldığını da anlattım.

Aldığı tazminat cezalarını, hapis cezalarını da kendim sıraladım.

Sonra iki hatırlatmada daha bulundum.

İlk hatırlattığım, evinin kundaklandığında evinin yakılması haberini bir yakınımın Hüsnü Aktaş’ın ev sohbetinde duyduğuydu.

İkinci hatırlatmam da AK Parti’nin kapatılması davasında siyasi yasağı istenen 71 kişinin arasına nasıl girdiği oldu.

Türkiye’de İslamcı bilinen bir adamın yaptığı ev sohbetinde içeri giren bir kişinin kulağına fısıldanan şey sonrası yaşadığı mağduriyetin cemaatle paylaşılmasına dikkat çektiğim gibi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın tehlike olarak gördüğü adamı, AK Parti’nin görmemesinin mümkün olmayacağıydı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı döneminde Salih Kapusuz’un kendisinden dosya hazırlamasını istemesi de, AK Parti Grup Başkan Vekilliği döneminde Mustafa Elitaş’ın kendisinden dosya hazırlığında bulunması talepleri de anlattıklarımın arasındaydı.

Sonuç aldığı çok şey oldu, yasa çıkarılmasına bile vesile olanlar arasındaydı, yaptıklarının hepsi boşa gitti diyemem, en azından Konya’da yapılan işlerde bir tedirginlik var, o da az uz bir başarı değil.

En sonunda dedim ki; sana dosya hazırlattıkları adamlar bir dönem bekletilmeye alınmış olsa dahi, sonra milletvekili yapıldı, bu dosyaların hepsi de Erdoğan’a sunuldu.

FETÖ bağlantılarından tut da ihale işlerine varana kadar Erdoğan’ın en yakınlarının iş ortaklıklarını da konuştuk.

Siyasi belirleyicilikte FETÖ’nün kurumlarında mütevelli heyeti üyeliği yapanlar 2018 genel seçimlerinde milletvekili yapılmışsa, belediye başkan adayları içinde de o bulaşık belirleyici olacaktır.

Siyasette dosyası olmayan birini bir yerlere getirmezler. Elleri getirilenin üstünde olur, getirilen de getirenleri el üstünde tutar.

Bu şehrin delileri velidir, hırsızları hami.

Bir anarşist bile çıkmaz bu şehirden.

İnan ki senin uğraştığın adamlar aslında Tayyip Bey’den daha temiz.

Balık baştan kokar bilmez misin?

Sustu…

O'nun da ama'ları, fakat'ları vardı.

Özgürlük alanlarının genişlemesinden, insanî dokunuşlardan, yapılan yatırımlardan behsetti de bahsetti.

Sonra “Biliyorum” dedi.

Hırpalama kendini boş yere” dedim.

Hırpalayacaksan da gözlerini ufka dikme sadece, başını havaya da kaldır, sen gözün ne kadar mesafe genişliğinde hakikatleri göreceğinin farkında değilsin, gördüğün yıldızlar, güneş, ay kaç trilyonlarca kilometre mesafede haberin var mı?” dedim.

"Biz 15 Temmuz'da kazandık, 16 Temmuz'da kaybettik" dedi.

Durdur durdu, yine siyasi bir kavrama sığındı; “Ehven-i şer” dedi.

Önceki ve Sonraki Yazılar