1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Ahmet Sorgun, Tahir Akyürek'in uyarısını dikkate aldı mı?
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Sorgun, Tahir Akyürek'in uyarısını dikkate aldı mı?

A+A-

Fazla değil; birkaç resmi, yarı resmi kurumlarda çalıştım. Siyaseti kirletenlere de tanık oldum, mesleki kurumları da. Bulunduğum yerden baktığımda, kazanımlarımızı kaybetme endişesi taşımasam, -bu kazanımlar kişisel kazanımlarımız değildir, tam tersine buralarda diğerleriyle benzerlik gösterilse sırtınız yere gelmeyecek kadar da kelimenin iticiliği kadar kodomanlaşırsınız, bireysel tercihimiz hep bizi kaybedenlerden kıldı- ardıma bakmadan terkedeceğim.

Siyasetin içinde insan kalmayı beceremeyen insan, hayvanlaşmıştır. Ticaretin içinde insan kalmayı beceremeyen insan, insanlıktan çıkmıştır. Makamda insan kalmayı beceremeyen insan, böbürlendiği kadar, böğüren bir evrim yaşamıştır. Kendilerine, eşine dostuna fayda sağlayan kişi, milyonlarca insanın fayda payını zimmetine geçiren bir ahlaksızdır. Bir aile duyarlığını, kirlenmişliğe de aidiyet duymaya dönüştüren duygusallık kadar tehlikeli, bizi esir alan başka bir algı katli  olamaz.

Mıymıy, fısırık, her dönemde kendilerini eğile büküle bir yerlere taşıyan, eski alışkanlıklarını yenilenmiş yapılarda da devam ettiren, muteber insan suretlerini etrafındaki karanlık güç odaklarına pazarlatan bu insanlara hepimiz her dönemde  mahkum ediyoruz. Siyasetin tek mirasçıları bunlarmış gibi, ne zaman yeni bir siyasi oluşuma iktidar yolu gözükse, siyaseti batıran bu adamlar hatırlanıyor yeniden yine.

Kendimizi siyasi bir camianın aile bireyleri aidiyetinde gören olmamız, bizleri başörtüsü ve sakal altına pisliklerini süpürmelerine göz yuman kılmayacak; artık sakal da kalmadı. Yakın akrabalarımızın zenginliğine, mirasına bakmaksızın insanlıktan uzaklaşmış tavırları karşısında nasıl sırt dönen, yüzüne bakmayan bir asalet gösterebiliyorsak, aynı duyarlığı siyasi yapılar içinde de gösterebilmeliyiz. Sırt döneceğiz, adam yerine koymayacağız ama insanlık hayrına meşru taleplerimizin yerine getirilmesi için de yakalarından düşmeyeceğiz. Onları oralara getiren bizleriz, hem de bütün beceriksizliklerine, bencilliklerine, adamsızlıklarına rağmen…

Siyaseti bir inanç referansları şekillendiriyorsa, inancın ilkelerine de sadık kalacağız. Paralel yapılanmaya karşı gösterdiğimiz tepkinin daha fazlasını, bizim emanetlerimizi hakkıyla kullanmayan yöneticilere göstermediğimiz sürece, mücadele sürecinin birikmiş mirası bir anda elden çıkabilir, iflasın eşiğine gelebiliriz. Paralel yapılanmaların ya da adı ne olursa olsun güç savaşlarının her zaman farklı yapılar ve isimlerle devam ettiğini/edeceğini biliyoruz, daha düne kadar devleti yöneten hükümetlere asker, medya ortaklığı vardı, bugün de aynı renk benzerliğinde başka bir yapılanma ortaklık kurmaya çalıştı.

Türkiye’de bir çok devlet kurumunda paralel yapıyla hiçbir bağlantısı olmayan yapılanmalar mevcuttur. Baştaki insan ahlakî, insanî değerlerini kaybettiğinde yönetime şirk karışır. Yönetim iradesi tabii ki akl-ı selim insanlarla paylaşılacaktır; mesele yönetime, işe ortak olmaktan ziyade, ranta ortak olma durumuna gelmişse, tepedeki yöneticiyle, yöneticiyi kendine mahkum eden paralel yapılar birbirine benzeyecektir.

Siyasi farklılıklarımızı koruyarak, bu ülkenin çıkarlarını kimsenin şahsi çıkarına kurban verdirtmeyen bir duyarlık kazanmak zorundayız.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’le iyi bir dostluğumuz vardı, taa ki bir zimmet grubuna savaş açana kadar. Adam onların yanında yer almayı tercih etti. O utancı kendi nam-ı hesabına çevirecek kadar da pişkin bir duruş sergiledi. O iğrenç ilişkiyi defalarca yazdım, yeri geldiğinde yine hatırlatacağım. Şimdi konumuza dönelim; Büyükşehir Belediyesi’nde kendini ziyaret etmiştim. AK Parti Konya İl Başkanı Ahmet Sorgun’la arasında geçen bir konuşmayı paylaştı. “Ahmet abiye, yönetime alınan arkadaşların belli sürelerde mal varlıklarının da takibe alınmasının iyi olacağını söyledim” dedi.

Ahmet Sorgun, bu uyarıyı ne kadar dikkate aldı acaba? O da yoksa, “Aynı şeyi kendisine söylesin” diye geçiştirdi mi? AK Parti Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Meclis Üyelerinin mal varlıkları arttı mı ben de bilmiyorum. Bildiğim tek gerçek,  meclis üyelikleri için yönetim kurulu üyelerinin yarısının istifa ettiği. Bir partinin  yönetim kurulu üyelerinin büyük bir çoğunluğu imtiyaz için istifa ediyorsa, o yönetim kurulu üyelerini listesine alan adam da sorgulanmalıdır. Yedeklerden gelen yönetim kurulu üyelerini zorlu bir tercih beklemektedir; AK Parti Yönetim Kurulu Üyesi olarak kalıp, şehre hizmet mi edecekler, yoksa sıra bize geldi biraz da kendimize çalışalım mı diyecekler?

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar