1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü KILIÇ

  3. Ahmet Sorgun, Baro seçiminde ayrı liste çıkarılmasını istedi!
Ahmet Şükrü KILIÇ

Ahmet Şükrü KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Sorgun, Baro seçiminde ayrı liste çıkarılmasını istedi!

A+A-

Konya Baro seçiminde, HUDER Konya Şube Başkanı Mehmet Şamil Şenalp’in, Birlik Grubu listesinde, paralel yapıya yakın avukatların olduğunu itiraf etmesi, yeni bir liste çalışması yapılmasını zorunlu kılmıştır.

AK Parti Konya İl Başkanı Avukat Ahmet Sorgun’la  bir grup avukatın görüştüğünü öğrendim. Duyum değil, bizzat görüşmede bulunan avukat arkadaşlardan biri anlattı. Birlik Grubu listesinden rahatsızlıklarını dile getirdiklerini, aynı rahatsızlığı Ahmet Sorgun’un da duyduğunu söyledi. Sorgun, zaman kaybedilmeden, yeni bir liste çalışması yapılması gerektiğini de söylemiş.

19 Ekim’de yapılacak olan Konya Baro Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri seçimi, 17 Aralık operasyonu sonrası ve paralel yapının özellikle yargı alanında güç kazanması; hukuk platformunun önemini daha da hissettirmiştir. 2006 Yılında yazdığım “Türkiye yargıç devletidir” başlıklı yazıdan alıntılar yapmayacağım.

Birlik Gurubu ve Değişim Grubu içinde bulunan bir çok avukat arkadaş Ahmet Sorgun’la aynı hassasiyetleri paylaşıyor. Gelinen noktada, önceki söylenen sözleri hatırlatmanın bir anlamı kalmamıştır.

Doğrusunu isterseniz, 2004 Yılında Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Avukat Tahir Akyürek’e söylediğim, ‘bizler birbirimiz üzerinden kavradıklarımızın kavgasını verebilecek bir dil geliştirmeliyiz’ sözünü, kendime Değişim Grubu avukatları üzerinden yaşatma fırsatı bulmuş olmak da, sevindiricidir. Değişim Grubu içinde bulunan avukat arkadaşlar, kendileri üzerinden yaptığım değerlendirmenin genel tasvirler ve tanımlamalar içermesinden hem rahatsız olmuşlar hem de kırılmışlar; ben de kırılsınlar diye yazdım.

Ayrıca AK Partili avukat ve diğer Konya milletvekillerine, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'e, İl Başkanı Ahmet Sorgun'a, Birlik Grubu'nda yer alan avukat ardaşlara demediğimizi de bırakmadık. 

Değişim Grubu bir grup listesi oluşturmadan önce, aynı sayıda avukat arkadaş, HUDER’i uyaran bir basın toplantısı yapmış olsaydı, kamuoyu karşılığı şimdiki çıkışlarından daha fazla olduğu gibi, dernek yönetimini de aldıkları yanlış karardan döndürmeye katkı sağlayabilecekti.

Benim görebildiğim kadarıyla paralel yapıdan rahatsız olan avukat arkadaşların bir başkan adayı çıkarabilecek kararlıkları yok.

Konya Baro Başkanı ve Birlik Grubu Başkan adayı Fevzi Kayacan,  facebook hesabından açıklamalar yapmış, Kayacan diyor ki; “HSYK seçimlerinde hâkim ve savcıların paylaşımlarına tanık olduktan sonra...Birbirini karalamaları, ötekileştirmeleri, hakaretleri, iftiraları... Ülkemdeki hukuk ve hukukçu kalitesi adına kaygı duymaya başladım… Söz gazete ve gazetecilerden açılmışken; beni basın önünde ilk defa bir meslektaşım hedef olarak koydu. Benim Pensilvanya'dan icazet aldığımı söyledi… Paralel, eşkenar, dik üçgen vs. hukuk dışı hiçbir oluşumun içinde olmadım, olmam da

Baro Başkanı Fevzi Kayacan, HSYK seçimlerinde bir denge gözetiyor, açıktan paralel yapı karşısında olduğunu da söylemiyor, Yargıda Birlik Platformu yanında yer aldığını da söylemiyor. Her iki tarafa yakın avukatların kendisinin ne düşündüğünü tanımasına fırsat vermeyen, şüpheyi üzerine çeken bir dil geliştiriyor. Paralel, eşkenar, üçgen benzetmeleriyle de soruyu sulandırmış oluyor, bugün Fethullah Gülen de paralel yapının varlığını inkar ediyor zaten.  Soru gayet açık; Kayacan Fethullah Gülen operasyonlarına karşı mı? Bugüne kadar her hangi bir açıklama yapmadığına göre, şüpheleri haklı çıkarmış olmuyor mu? Yine bir açıklamasında, koltuk sevdalısı olmadığını söylemiş, o zaman bırak başkan adaylığını bir başka avukat arkadaş aday olsun, hem kendini tartışmalardan uzaklaştır hem de 17 Aralık öncesinde verilen ortak liste sözüne HUDER avukatlarını mahkum etme!

Ahmet Sorgun’un yeni bir liste çalışması yapılmasını istemesi, Birlik Grubu ve Değişim Grubu’nun yeniden değerlendirmelere açık olmalarını sağlayacağı düşüncesindeyim. Özellikle Değişim Grubu avukatlarının paralel yapıya dönük yaptıkları açıklamalar, Ahmet Sorgun’la aynı duyarlıkta buluştuklarını göstermektedir. Bu işin siyasi bir tarafı olmaz demek de, kendimizi aldatmaktan başka bir şey değildir. Kaldı ki, hakim ve savcılar siyasilerin çıkardıkları anayasa ve yasalara göre hüküm vermekte, avukatlar da aynı şekilde yasalara uygun savunmalar yapmaktadır. En fazla avukatların siyasete müdahil olmaları gerektiğine inanıyorum.

https://twitter.com/ahmetsukrukilic

https://twitter.com/cafekulis

Önceki ve Sonraki Yazılar