1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Adamsanız yanlışlarınız da sizi korur!
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Adamsanız yanlışlarınız da sizi korur!

A+A-

Yaşanan hayatın insana öğrettiği çok şeyler var.

Belki de hayatı sadece adam olmak için değerlendirmemiz gerektiğini çok geç farkediyoruz.

Hatalardan, yanlışlardan kaçmamız mümkün değil. Önemli olan yanlışı gördüğümüzde yanlıştan arınmaktır.

Vicdanın insan hissiyatında fiziksel yansıması zannedildiği kadar zor olmasa gerek.

Zamana endekslenmiş, ötelenmiş, ertelenmiş, günü gelince; daha doğrusu yapacak bir şeyiniz kalmadığında, gücünüzü yitirdiğinizde yapılacak itirafların kime ne yararı olabilir.

Vicdanınızı rahatlatmak itiraflarla gerçekleşecekse, bende ne itiraflar var; paylaştığımda beni daha da mutsuz edecek, insanlığımla yüzleşecek itiraflar. İtiraflarını dahi hesapsızca kullananlara benzer bir anlayış ya da pişkinlik gösterecek değilim.

Anlamak ve anlaşılmak birbirini tamamlayan kavramlardır.

Muhataplarınızla farklı anlam ve anlayışlara sahipseniz, kavramlara yüklediğiniz değerler de farklı olacaktır.

Aynı değerleri paylaşmanızın karşısına atalarınızın keskin sözleri çıkar.

Kol kırılır, yen içinde kalır.” Kolu kıranlar, bir de sizden kırdıklarının sırdaşı olmanızı isterler.

Konuşmalarınız, sorgulamalarınız etik bulunmaz.

Ahlaksızlık; yapılanları, yanlışları sorgulamak mıdır yoksa konuşulması dahi ahlaksızlık olarak değerlendirilebilen davranışlar mıdır?

Her şey konuşulsun, her şey paylaşılsın gibi ucuz bir sonuç da çıkartılmamalıdır.

Birlikteliğin kuralları biraraya geliş olsa kolay, ardınıza bile bakmadan çeker gidersiniz.

Biraraya gelişiniz toplumsal bir ittifak ya da siyasi bir tercihse katlanacağınız şeyler vardır, katlanamayacağınız davranışlar vardır.

Kimsenin babasının çiftliği olmayan yerlerde birileri kendini çiftlik sahibi olarak görüyorsa, kendi çöplüğündeki horozluk tafralarını bu yapılara da taşımaya kalkıyorsa, siyasetin de kendine has bir raconu vardır; racon kesene racon keserler.

Siyaset kendini bilmezlerin eğlence aracı ya da oyuncağı olamaz. İyi adam olmanın adamlıkla örtüşen bir temeli vardır. Adamsanız yanlışlarınız dahi sizi korur. Yanlışlarınızın mutlaka meşru bir çıkış yolu olur. Yadırganırsınız, ayıplanırsınız, ama; hiçbir zaman ihanetle suçlanmazsınız. Yanlışlarınız size denk yanlışlardır. Ya yanlışlarınız yanlışınıza müsaade etmez ya da siz yanlışın ödeteceği bedeli ödemeye hazırsınızdır. Hırslarınızın esiri olmazsınız, olsanız olsanız tutkularınızın esiri olursunuz. Tutkular insanın kendine zarar verir. Yakınlarına zarar verir. Tutkuların toplumsal bir karşılığı yoktur. Hırs geneli, tutku özeli bağlar.

Sahiplendikleriniz toplumsal karşılığı olan değerlerse, objektif değerlendirmelerde bulunamazsınız. Değerlendirilecek obje ya da nesne olamazsınız. Özne olduğunuzun farkında olmak zorundasınız. Yüklemi özneler belirler. Özneler, yük yüklenen insanlar değildir. Halka yük taşıtmak ve halkın sırtına binmek, halkın tercihlerini önemsememek; önemsenecek insanların işi olamaz.

Liyakat sorumluluk ister.

Liyakatsız insanların kendilerine söylenen sözleri kulak ardı etmesi, vurdum duymazlıklarından kaynaklanır.

 İsteyen istediğini söylesin, ben halimden ve konumumdan memnunum sahipliği, kendiyle geçilen dalgaları, kendine yöneltilen küçültücü sözleri algılatmaz.

Yönetici kadronun Eflatun’un düşlediği Erdemliler Şehri çapında insanlardan oluşması da gerekmiyor.

Bu iş, bakkalla çakkalla olmaz. Bu iş, bakkalsız çakkalsız da olmaz. Bir şeylerin değişmesini istiyorsak, endişelerimizi depreştirmemiz gerekiyor. Parası kadar konuşanlara değil, endişesi olanlara ihtiyacımız var. Endişeyi hiçbir para satın alamaz. Halkın kurduğu yapılar, ancak, halk tarafından dizayn edilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar