1. YAZARLAR

  2. Alper Mikdat AKINCI

  3. Abdullah Gül’ü Erdoğan’ın yanında olduğu için mi sevmiştik?
Alper Mikdat AKINCI

Alper Mikdat AKINCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Abdullah Gül’ü Erdoğan’ın yanında olduğu için mi sevmiştik?

A+A-

Abdullah Gül’ü biz Erdoğan’ın yanında yer aldığı için sevmedik, işin en doğrusu en başta Erdoğan’ı İslamî hassasiyetler gösterdiği için sevdik!

Bizim için sevgi insan üzerinden gösterilse de önceliğimiz Müslümanlıktır, davamız İslam’dır.

Erdoğan sevgimiz de İslam’dan kaynaklanmaktadır.

İnsanların geçmişlerinde İslam’a hizmet etmeleri önemli bir vefayı getirir, kimse kimsenin hizmetini küçümsemez, kimse de geçmişte hizmetleri var diye şimdiki durumlarıyla İslamî hareketi bir Belam’ın peşine takılarak kırıp dökmelerine göz yumacak değildir.

Biz bu tür değişimleri sadece siyasilerde görmedik, bir çok yazarın kitaplarıyla İslamî bilinçlerimiz beslendi, sonra yazdıklarını inkar edenler oldu, bizler de onların inkarcı tavırları karşısında beslendiğimiz fikirlerini hafızamızda sermaye olarak kullandık, onların tavırlarını da bizler reddettik.

Hocaefendilerden de çıktı akademisyenlerden de, herkes nasıl makam için, menfaatleri için pragmatist davrandıysa bizler de fikir zenginliğimizde pragmatik davrandık, bizim inancımızdan uzaklaştıklarında da bizler de uzaklaştık. Biz ahiretimiz için uzaklaştık onlar dünyalarını üç kuruş karşılığında Cennetleştireceklerini zannettikleri için!

Abdullah Gül üzerinden uzun uzadıya bir değerlendirme yapma niyeti taşımıyorum. AK Parti’nin Kurucularındandır, AK Parti Hükümeti’nin ilk Başbakanıdır, AK Parti tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanıdır. Hepsi o kadardır. Abdullah Gül’e karşı vefa borcu hatırlatması yapanlar Abdullah Gül’e de milyonlarca insana karşı vefa borcunu hatırlatmalıdır. Abdullah Gül olmasaydı onun yerine bir başkası yine o görevi üstlenirdi ama milyonlarca insanın desteği olmasaydı Abdullah Gül ismini siyasi sahne de tanımazdı, ayrıca milyonlarca insanın desteği Abdullah Gül’e de değildi.

Abdullah Gül’ü de Bülent Arınç’ı da bugünlere taşıyan Tayyip Erdoğan’dır demek de doğru olmaz, hepsini bugünlere taşıyan İslamcı kimlikleridir. Geldiğimiz süreçte bir güven sorunu yaşanmıştır, bu güven sorunu Erdoğan’la diğerleri arasında yaşanan bir güven sorunu da değildir. Bizzat bizlerle aralarında bir güven sorunu yaşanmıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adamı falan değiliz bizler, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Başbakan Davutoğlu da bizlerin adamı olduğu için onların yanında yer alıyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugüne kadar Müslümanların başını yere eğen bir tavrı da davranışı da olmamıştır, Müslümanların başlarını dik tutmalarını öğreten bir lider olmuştur hem de bugüne kadar ilk kez Türkiye Müslümanları böyle bir siyasi lidere tanıklık etmiştir. Müslümanlar üzerindeki bütün baskılar kalkmış, İslamî düşüncede olan insanlar devleti yöneten kadrolarda en küçük takiyye yapmadan yer almıştır.

Fethullah Terör Örgütü’nün Türkiye Müslümanları üzerindeki planları deşifre edilmiştir. Emperyalizmin cübbe sarık giydirdiği suretler, Erdoğan eliyle parçalanmıştır. Siyasi geçmişleri olanlar vefayı, kader birliğini siyasi mirastan yana değil Fethullah Gülen’den yana kullandıkları için aramızda mesafe açılmıştır. Siyasi geçmiş birlikteliği olmasaydı zaten hiçbirinin bir kıymeti de olmayacaktı. O geçmişin hatırası söylenecek sözleri hâlâ boğazlarımızda düğümlendiriyor ama o insanlar laflarını sözlerini esirgemeyen bir cüret sergiliyor.

Gezi olaylarından buyana paralel yapının sinsice sözcülüğünü yapan, arada onlara karşı bir şeyler söyleyen köklerini hep oralardan sulayan adamların bizlerle bir bağı kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi Üyeleri’nin paralel yapıya yakın isimler tarafından atanması da göstermiştir ki, bu bağ öyle hafife alınacak bir bağ da değildir. AK Parti’nin gücünü paralel yapı adına kullanmak hainliktir, var mı daha ötesi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Abdullah Gül’le görüşüyor olması sadece onların hukukudur, bizlerin Abdullah Gül ve Bülent Arınç hukuku kalmamıştır. Bu davaya ne çok hizmetleri olmuştur diyenlere söyleyeceğimiz söz o kadar basittir ki, onlar kadar bu davaya hizmet etmiş onların içinden, onların yerinde olduğunu düşündüğümüz başka insanları hayal ettiğimizde, iki ileri bir geri zikzak çizen siyasi yalpalamalar olmayacaktı. Erdoğan’ın gölgesinde laf söyleyen değil kendi şahsi kimlikleriyle en az Erdoğan kadar dik duruş gösteren insanlar olacaktı.

2002 yılından buyana Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söylediği sözlerden ya da ima’lardan başka diğer parti liderlerine söyledikleri bir söz evet sadece bir sözlerini hafızasında kalıcı olarak koruyan var mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar